Adak Yerine Getirilmezse Ne Yapmak Gerekir?

Sponsorlu Bağlantı

İnsanlar yaşamları boyunca sürekli bazı isteklerinin gerçekleşmesini istemiştir. Bunun için bazı bedeller ödemeyi de her zaman göze almıştır. Dinimizde yer alan adak işlemi de bu isteklere bir ışık bir ayna tutmaktadır. Dinimize göre adak bir kimsenin belli bir isteğinin olması durumunda bir kuruma ya da bir kimseye maddi ya da manevi destekte bulunmasıdır. Örneğin bir kimse çocuğunun sınavı kazanması durumunda mahalleye yemek yapıp dağıtacağını söyleyerek adak adamış olur. Bunun dışında askere giden oğlu için eğer dönerse bir kurban keserim denmesi, işim hal olursa bir gün ya da iki gün oruç tutacağını söylemek, hastalığını atlatırsa yüz fakiri sevindireceğinin söylenmesi diğer adak örnekleridir.

İnsanlar bazen adak adamış olduğu durumlar olumlu bir şekilde gerçekleşse dahi adaklarını yerine getirmemektedir. Kimi istediği iş çok uzun zaman içinde gerçekleştiği için unutmuş, kimi gerçekten istemediği için adağı yerine getirmemiş kimi de o an adadığı şeye şimdiki zamanda gücü yetemeyeceği için adaklarını yerine getirmemektedir. Bu durum din ve insani açıdan çok sakıncalı ve kesinlikle kınanan bir durumdur. İnsan her neye nasıl adak adamış ise adağının gereğini mutlaka yerine getirmelidir. Adak adamak dinin bir yapı taşıdır. Bu yapı taşının yok sayılması düşünülemez. Nasıl ki kişi ramazan ayında tutamadığı oruç için ya kazasını yerine getirmektedir. Ya da tutamadığı oruç için belirlenmiş şekilde kefaretini ödemektedir.

Adağını yerine getirmeyen kişide tıpkı ramazan orucunda tutulamayan oruca verilen kefaret gibi kefaret verilmelidir.  Dinimizde adağı yerine getirmeyen bir kişi için verilen hüküm açık ve nettir. Eğer bir kişi adağını adamış ve yerine getirmemiş ise mutlaka üç gün oruç tutarak üzerindeki dini yükümlülüğü kaldırabilir. Evet, adağını adamış fakat yerine getirmemiş bir adak için adağı adayan kişi tam üç gün kurallara uygun bir şekilde orucunu tutmalıdır.

İslam dininin kolaylaştırıcı bir din olduğu aşikardır. Her ne kadar adak için üç gün kefaret orucu tutsa dahi eğer gücü yetiyorsa adağını o an ya da sonrasında mutlaka yerine getirmelidir. Yani örnek vermek gerekirse bir kişi bir işi için bir kurban adamış ise ve çeşitli sebeplerden dolayı adağını yerine getirememiş ise üç gün kefaret orucunu tutmalıdır. Üç günlük kefaret orucunu tutan bir kimse için dini yükümlülük kalkar. Ama o kimse daha sonra durumunu düzeltir ise kurbanı kesebilecek bir vaziyete gelebilir ise mutlaka o kurbanı eda etmelidir. Bu durum hem başta insanın vicdanını rahatlatacak bir durumdur hem de insan maddi adakları ile ihtiyaç sahiplerine yardım etmiş olur ve ihtiyaç sahiplerini yalnız dini gün ve bayramlarda değil her zaman sevindirmiş olur. bu sebeple adakların yerine getirilmesine büyük özen gösterilmelidir.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.