Altın ve Gümüşün Zekatı

Sponsorlu Bağlantı

Altın ve Gümüşün Zekatı,zekat,zekat vermek,zekat hesaplama,ne kadar zekat verilir,kimlere zekat verilir,zekat neden verilir,fıtır sadakası,sadaka

Altın ve Gümüşün Zekatı

Altın ve Gümüşün Zekatı, sikke halinde olsun olmasın ve nafaka gibi, ev gibi, bir ihtiyaca sarf edilmesine niyet edilmiş olsun olmasın, nisap miktarında olup üzerinden bir sene geçince zekata tabi
olur. Altının nisabı yirmi miskal, gümüşün nisabı iki yüz dirhemdir. Bir miskal yirmi kırattan, her kırat da beş arpa miktarından ibarettir. Bir şer’i dirhem ise, on dört kırattır. Bu halde on şer’i dirhem, yedi miskal ağırlığına müsavidir. Bir de örfi dirhem vardır ki, on altı kırattır. O halde yirmi miskal, yirmi beş örfi dirheme müsavidir. Ve iki yüz şer’i dirhem de yüz yetmiş beş örfi dirheme müsavidir.

Bazı fıkıh alimlerine göre zekat ve fıtır sadakası hususunda her beldenin örfi dirhemine itibar olunması lazım gelir. Buna göre gümüşün nisabı, iki yüz örfi dirhemden ibaret olmuş olur. Bu şekilde
de fetva verilmiştir. Fitre bahsine de müracaat!

Yirmi miskal altının zekatı, yarım miskal altın olduğu gibi, iki yüz dirhem gümüşün zekatı da
beş dirhem gümüştür. Yirmi miskalden fazla olan altın dört miskale, ve iki yüz dirhem gümüşten fazla
olan miktar kırk dirheme ulaşmadıkça bu fazla için ayrıca zekat lazım gel-mez. Ancak bu fazla ile
beraber başka bir ticaret malı da bulunursa, ay-rıca zekat lazım gelir. Fakat her ikisinden, yani altın ile
gümüşten fazla olan miktar, kıymetçe dört miskale veya kırk dirheme müsavi olursa, bu fazladan da
zekat lazım gelir.

Bu mesele, İmam-ı Azam’a göredir. İmameyn’e göre ise, böyle küsurların da her halükarda zekatı
icap eder. Mesela bir kimsenin yalnız iki yüz otuz dokuz dirhem gümüşü bu-lunsa, İmam-ı Azam’a göre
yalnız iki yüz dirhem için beş dirhem zekat lazım gelir, küsur olan otuz dokuz dirhem için zekat lazım
gelmez. Bu küsurlar kırka ulaşmadıkça zekattan muaftır. İmameyn’e göre ise, bunun için de kırkta bir
nisbetinde zekat icap eder.
Yine bu şekilde bir kimsenin yalnız iki yüz yetmiş dirhem gümü-şü bulunsa, İmam-ı Azam’a göre
iki yüz kırk dirhem için altı dirhem zekat vermesi icap eder, geri kalan otuz dirhem için icap etmez.
Fakat İmameyn’e göre bunun için de zekat icap eder.
Altın hakkında da hüküm böyledir.

Altın ile gümüşün nisaplarında -kendilerinden zekat verilmesi icap edip etmediğini tayin içinkıymetlerine
değil, ağırlıklarına bakılır. Bunda ittifak vardır.
Bundan dolayı altından yapılmış bir tablanın ağırlığı, nisap mikta-rından az, mesela on dokuz
miskal olduğu halde kıymeti yirmi miskal-den daha fazla bulunsa, icma ile zekata tabi bulunmuş olmaz.
Ancak bununla beraber zekata tabi başka bir mal da bulunup toplamı, nisap miktarına ulaşırsa, o zaman
zekat gerekir.
Yine aynı şekilde, iki yüz adet gümüş dirhemden biri tartı itibarıy-la biraz noksan bulunsa,
zekatları icap etmez. Ancak başka bir zekat malı daha bulunmuş olursa, o takdirde gerekir.
Kendilerinde faiz işlemi yürütülemeyen, yani: Şer’an ölçek ve tartı esasına bağlı bulunmayan
mallardan zekat verilmesinde kıymet-lerine itibar olunur, tartılarına, sayılarına itibar olunmaz.
Bundan dolayı üzerine zekat olarak orta halli iki koyun farz olan kimse, bunların kıymetlerini nakit
olarak verebileceği gibi, bu ikisinin kıymetine denk daha iyi bir koyun da vererek zekatını ödeyebilir.
Çünkü koyunlar fiyatça farklı farklıdırlar. Bunlarda faiz işlemi yürütülemez.
Fakat kendisinde faiz işlemi yürütülebilen şeylerde böyle kıymete değil, tartıya itibar olunduğundan,
mesela zekat olarak verilmesi lazım gelen beş kile adi buğday karşılığında dört kile daha iyi buğday
verilemez.
Yine böylece: İki miskal altın yerine, bir miskal ağırlığında olup üzerindeki sanattan dolayı iki
miskal kıymetinde bulunan bir altın verilemez. Çünkü bu halde faiz tahakkuk eder.
Bu mesele İmam-ı Azam ile İmameyne göredir. İmam Züfer’e göre verilebilir. Zira kıymetleri
müsavidir. Faiz ise, ALLAH Teâla ile kul arasında bulunamaz
“Faiz işlemi yürütülebilen mallar için kerahet ve istihsan bahislerine müracaat”
Altın veya gümüşten yapılmış olan ziynet takımları, süs eşya-ları, tablolar ve diğerleri içinde
nisap miktarında olunca, zekat lazım gelir. Bu zekat, kendi cinslerinden olmayan bir mal ile ödeneceği
tak-dirde ağırlıklarına değil, kıymetlerine itibar olunur. Bunda da ittifak vardır. Fakat kendi cinsleriyle
ödeneceği takdirde İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yusuf’a göre ağırlıklarına, İmam Züfer’e göre
kıymetlerine, İmam Muhammed’e göre de bunlardan fakirlere daha faydalı olanına itibar olunur.

Mesela yirmi miskal ağırlığında bulunan bir altın bilezik, kendi-sindeki sanat itibari ile yirmi beş
miskal kıymetinde bulunsa, bakılır: Eğer zekatı başka cinsten, mesela gümüşten verilecek ise, ağırlığı
olan yirmi miskale göre değil, kıymeti olan yirmi beş miskale göre verilmesi icap eder. Fakat kendi
cinsi olan altından verilecek olsa, İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yusuf’a göre ağırlığına nazaran yirmi
miskal altına göre verilmesi yeterli olur.

İmam Muhammed ile İmam Züfer’e göre ise, bu yeterli olmaz.
Bilakis kıymetine nazaran beş miskalin zekatının da ayrıca verilmesi lazım gelir.
Yine böylece iki yüz dirhem halis gümüş için dört dirhem halis gümüş kıymetinde olan beş dirhem
ayarı düşük gümüş verilse bu İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yusuf’a göre yeterli olur. Çünkü ağırlık itibarıyla istenilen miktara müsavidir. Fakat İmam Züfer ile İmam Muhammed’e göre yeterli olmaz. Çünkü kıymet itibarıyla istenilen miktardan aşağıdır.
Bilakis iki yüz dirhem ayarı düşük gümüş için beş dirhem ayarı düşük gümüş kıymetinde dört
dirhem halis gümüş verilse bu, İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yusuf’a göre yeterli olmaz. Zira ağırlık
itibarıyla noksandır. Fakat İmam Züfer’e göre yeterli olur, çünkü kıymetçe müsavidir. Hak Teâlâ ile
kulu arasında faiz düşünülemez.

Altın ile gümüşün ve ticaret mallarının nisabında bunların bir cinsten bulunmaları şart
değildir.Bu yüzden bir kimsenin bir miktar altın ile gümüşü, bir miktar da ticaret malı bulunup da toplamının
kıymeti bir nisap miktarına, yani iki yüz dirhem gümüşe denk bulunsa, kırkta bir nisbetinde zekatları lazım
gelir.

Her biri nisap miktarından noksan olan altın ile gümüş, birbi-rini İmam-ı Azam’a göre kıymet
itibarı ile, İmameyne göre orantılı ağırlık-yüzdelik itibarı ile tamamlar.
Bundan dolayı bir kimsenin mesela yüz dirhem gümüşü ile yüz dirhem gümüş kıymetinde de on
miskal altını bulunsa, bunun için ittifakla beş dirhem miktarı zekat lazım gelir. Fakat yüz dirhem gümüş ile
yüz dirhem gümüş kıymetinde beş miskal altını veya elli dirhem gümüş ile yüzelli dirhem gümüş
kıymetinde on miskal altını bulunsa, İmam-ı Azam’a göre beş dirhem miktarı zekat lazım gelirse de,
İmameyne göre lazım gelmez.

Çünkü orantılı ağırlık-yüzdelik itibarı ile nisapları noksandır.
Fakat yüzelli dirhem gümüş ile elli dirhem kıymetinde beş miskal altın bulunsa, zekatları yine
ittifakla lazım gelir. Çünkü kıymetleri tam gümüş nisabına denktir. Bundan başka birinin nisabı dörtte
üç, diğerinin nisabı da dörtte bir nisbetinde mevcut olduğundan tamamı bir nisaba denk bulunmuş olur.

Yüzelli dirhem gümüş, altmış veya seksen dirhem gümüş kıymetinde de beş miskal altın
bulunsa, İmam-ı Azam’a göre iki yüz dirhemin kırkta biri olarak beş dirhem zekat lazım gelir. Küsurlar
kırka ulaşmadığı için bunlardan zekat lazım gelmez. İmameynin esasına göre ise, bu küsûrlardan dolayı
da kırkta bir nisbetinde zekat verilmesi icap eder. Küsûrların zekattan muaf olması İmameyne göre
yalnız yılın ek-seriyeti merada otlayan hayvanlara mahsustur, nakitler ile ticaret mallarını içine almaz.
(İmam Şafii’ye göre altın ile gümüş birbirine nisabı tamamlamak için ilave edilemez. Cinsleri
muhteliftir. Bilakis her birinde tam bir nisap muteberdir.)
Geçerli olan karışık paraların altınları veya gümüşleri karışık maddelerden biraz fazla veya
müsavi olsa, altın veya gümüş gibi zekata tabi olurlar. Karışık maddelerden daha az olsa, ticaret malları
hükmünde olup sene sonunda kıymetlerine göre zekatlarının verilmesi icap eder. Bunlarda ticaret niyeti
aranmaz, çünkü nakitler yerinde bulunmaktadırlar.
Geçerli olan paralar veya ticaret malı, altın ile gümüşten karışık halde bulunsa, bakılır: Altınları
daha çok ise, altın hükmünde, gümüşleri daha çok ise, gümüş hükmünde olurlar. Bu sebeple nisap
miktarına ulaşınca, ona göre zekatları verilir. Fakat böyle bir karışık madde, geçerli para ve ticaret malı
olmayınca, ağırlıkları dikkate alınır, bunlar nisap miktarına ulaştığı veya ulaşmadığı halde zekata tabi
başka bir mal ile beraber bulunursa, ona göre zekatları icap eder, aksi takdirde etmez.

Para halinde geçerli olmayan altın veya gümüş, başka bir maden ile karışık bulununca, daha
fazla olanına göre hüküm olunur. Bu yüzden bunların altını veya gümüşü daha fazla veya müsavi ise,
tamamının zekatı ona göre verilir. Daha az ise, bakılır: Altın veya gü-müş kısmı, nisap miktarına
ulaşmış veya ulaşmamış, ayrıca da nakitler veya ticaret malı mevcut ise, ona göre zekatı hesap edilerek
verilir. Bunlar ticaret mallarından ise, diğer maden kısmı da ayrıca dikkate alınır. Bunların altın veya
gümüş kısmı, böyle nisap miktarına ulaşmış değilse tamamı ticaret malları kabilinden olmuş olur. Bu
halde ticaret mallarından ise, kıymetleri en az iki yüz dirhem gümüşe denk veya kendisiyle beraber
başka ticaret malı veya nakitler mevcut ise, zekata tabi olur, aksi takdirde olmaz.

Altın ile gümüş, geçerli madeni para kabilinden olmamak üze-re karışık bir halde bulunursa
bakılır: Eğer altın müstakillen nisap mik-tarında ise, veya ikisi bir nisap miktarında olup altın gümüşe
ağırlık veya kıymetçe daha fazla veya müsavi ise, hepsi altın sayılır, ona göre zekatı lazım gelir. Fakat
altın nisap miktarında olmayıp kendisi gümüş-ten daha az ise, hepsi de gümüş sayılır.
Mesela altın yirmi miskal olduğu halde gümüş iki veya üç yüz dirhem bulunsa, hepsi de altın
sayılır. Yine aynı şekilde altın on miskal olduğu halde iki veya üç yüz dirhem olan gümüş kısmından kıymetli bulunsa, yine hepsi altın sayılır. Fakat altın on miskal olduğu halde gü-müş kısmı yüz veya iki veya üç yüz dirhem kadar olup kıymetçe on miskal altından yüksek bulunsa, hepsi de gümüş sayılır.

 

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.