Dinimiz Bilgilendiriyor – İman ve Şartları


İmanın Şartları Nelerdir?

İman Şartları,  Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in bildirdiği dini, akla, tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan tasdik etmek yani kabul edip, beğenip, inanmaktır. Akla uygun olduğu için tasdik etmek, aklı tasdik etmek olur, Resulü tasdik etmek olmaz. Yahut Resulü ve aklı birlikte tasdik etmek olur ki, o zaman Peygambere itimat tam olmaz. Tam olmayınca, iman olmaz.

İmanın şartları Âmentü Duasında Bildirilmiştir. Buna göre imanın şartları 6’dır.Bunlar;

-Allah’a İnanmak

-Allah’ın Meleklerine İnanmak

-Allah’ın Kitaplarına İnanmak

-Allah’ın Peygamberlerine İnanmak

-Ahiret Gününe İnanmak

-Kadere,Hayır ve Şerrin Allah’tan Olduğuna İnanmak

imanin-sartlari(1)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-Allah’a İnanmak

Allah’ın var olduğunu, bir olduğunu, gördüğümüz – görmediğimiz bütün alemin gerçek sahibi ve Rabbi olduğunu bilmek, bununla beraber inanmak gerekir. Nasıl ki her eserin bir sahibi var, her resmi çizen bir ressam var, her mobilyanın bir ustası veya mühendisi var ise, bunca kâinatın bir düzen ve tertip içerisinde yönetilmesi birtakım sebeplerle belirli ölçü ve zaman içinde dönüp durması da çok büyük bir güce sahip birisi tarafından yapılması icap etmektedir. İşte bu varlık Allah(cc)’tır. Ondan başka ilah yoktur. Alah’ın varlığını reddetmek küfür başta olmak üzere birçok kötülüğün kapısını açar. Allah’ın varlığına bile bile inanmayan zalimdir. Ancak bu zalimliği kendine zarar verir. İş işten geçtikten sonra (perdeler kalktıktan sonra) gerçeği görür ve o zamanki imanı bir fayda vermez.

-Allah’ın Meleklerine İnanmak

Melekler, hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidir. Allahü tâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler. Meleklerin kanatları var, ama, nasıl olduğunu bilemeyiz.

Her insanın bütün işlerini yazan meleklere, Kiramen katibin denir. Sual meleklerine Münker ve Nekir denir. Meleklerin en üstünleri şunlardır: Cebrail, İsrafil, Mikail, Azrail.

-Allah’ın Kitaplarına İnanmak

Allahü teâlânın gönderdiği kitaplar çoktur. Din kitaplarımızda bildirilen ise, 104 kitaptır. Bunlardan 100’ü küçük kitaptır. Bu küçük kitaplara suhuf denir.

100 suhuf şu Peygamberlere inmiştir:
10 suhufu, Âdem aleyhisselama,
50 suhufu, Şit aleyhisselama,
30 suhufu, İdris aleyhisselama,
10 suhufu, İbrahim aleyhisselama.

Dört büyük kitap ise şu Peygamberlere inmiştir:
Tevrat, Musa aleyhisselama,
Zebur, Davud aleyhisselama,
İncil, İsa aleyhisselama,
Kur’an-ı kerim, Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselama.

-Allah’ın Peygamberlerine İnanmak

Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselam ve sonuncusu, bizim Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamdır. Bu ikisinin arasında, çok Peygamber gelmiş ve geçmiştir. Sayıları belli değildir. 124 binden çok oldukları meşhurdur.

Peygamberlere iman etmek, aralarında hiçbir fark görmeyerek, hepsinin Allahü teâlâ tarafından seçilmiş sadık, doğru sözlü olduklarına inanmak demektir. Onlardan birine inanmayan kimse, hiçbirine inanmamış olur.

Âdem aleyhisselamdan, son Peygamber Muhammed aleyhisselama kadar bütün Peygamberler, hep aynı imanı bildirmiş, ümmetlerinden aynı şeylere iman etmelerini istemişlerdir. Yahudiler, Musa aleyhisselama inanıp, İsa aleyhisselama ve Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Hıristiyanlar, İsa aleyhisselama inanıp, Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Müslümanlar ise, bütün Peygamberlere inanırlar yani kabul ederler.

Peygamberlerin sıfatları şunlardır:
Emanet [emindir],
Sıdk [her işi doğrudur, yalan söylemez],
Tebliğ [Dini eksiksiz bildirir],
Adalet [her işte hakkı gözetir],
İsmet [günah işlemez],
Fetanet [çok akıllı, anlayışlı, zeki],
Emnül-azl [peygamberlikten azledilmez yani peygamberlik ellerinden alınmaz.]

Allahü teâlâ, ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselamdan beri, her bin senede din sahibi yeni bir Resul vasıtası ile, insanlara dinler göndermiştir. Bunlar aracılığı ile, insanların dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları ve ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları yolunu bildirmiştir. Kendileri ile yeni bir din gönderilen Peygamberlere (Resul) denir. Resullerin büyüklerine (Ülülazm)Peygamberler denir. Bunlar, Âdem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammedaleyhimüssalatü vesselamdır. Yeni bir din getirmeyip, insanları, daha önceki dine davet eden Peygambere Nebi denir.

-Ahiret Gününe İnanmak

Herkes öldükten sonra dirilecek, hesaptan sonra Cennet veya Cehenneme gidecektir. Cennet ve Cehennem şimdi vardır. İkisi de sonsuzdur. Müslümanlar Cennette ebedi, kâfirler de Cehennemde ebedi kalacaklardır.

Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi. Fakat, Peygamber efendimiz kıyametin birçok alametlerini ve başlangıçlarını haber verdi:

Hazret-i Mehdi gelecek, İsa aleyhisselam gökten inecek, Deccal çıkacak. Yecüc Mecüc denilen kimseler her yeri karıştıracak. Güneş batıdan doğacak. Büyük depremler olacak. Din bilgileri unutulacak, kötülük çoğalacaktır.

-Kadere,Hayır ve Şerrin Allah’tan Olduğuna İnanmak

Kader, bir seneryo gibidir. Yazarı ise Allah’tır. Herşeyin kaderi (yani yapacağı bütün işleri) belirlenmiş ve Levh-i Mahfuz denilen yerde korunmaktadır. Bu zamana kadar gelmiş, geçmiş ve gelecek bütün işler kaderde kayıtlıdır yazılıdır. Bizleri ilgilendiren hususa gelince, her ne yaparsak yapalım kaderdekini yaşarız. Kaderimizin dışına çıkamayız. Bir örnek belki konunun anlaşılmasına neden olabilir. Kaderden dışarı çıkılmaz. Adeta çember içinde kalan insan sağına da gitse soluna da gitse, aşağıda inse, yukarıda çıksa aynıdır farketmez. Kaderden çıkamaz. Bir yerden başka bir yere giderken yönünü değiştirse bile yine bir kaderden başka bir kadere geçer. Sonuçta Allah’ın kaderinden, yine Allah’ın kaderine gidilir. Anne ve babalarımızı, kardeşlerimizi vs. biz seçmiyoruz. Bunlar, kaderimizde yazılı olduğu için karşılaşıyoruz.
Kadere, alın yazısı da denmektedir.Her şeyi ve insanların iyi, kötü her işini Allahü teâlâ yaratıyor ise de, insanlara İrade-i cüziyye vermiştir. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan günah işlerse cezasını, sevap işlerse mükafatını görür. Yani Allahü teâlâ hiç kimseye zorla günah işletmez. Ancak şurası iyi bilinmeliki, bir kimse içki içip, kumar oynayıp, zina edip veya herhangi bir kötülük yapıp “ne yapalım, kaderimiz böyleymiş” deyip kötülükleri işlemeye devam ederse bu kişi ancak kendi kendini kandırmış olur. Bir diğer önemli husus ise, kadere razı olmamak isyan etmek ! Bunlar iman zayıflığından kaynaklanır, insanı dinden çıkarmaya kadar götürür. Kaderi Allah yazmıştır. Eğer Allah’ın olmasını emrettiği programa (kadere) razı olmayan, isyan eden, vereceği hesaba hazırlansın (Allah bizleri kadere razı olanlardan eylesin). Hayır (yani iyilik) ve Şer (Yani kötülük). Bunların hepsi Allah’ın dilemesiyle olmaktadır. Bizim karşımıza çıkan her iyilik ve kötülük Allah’ın takdiriyledir. İmtahan aleminde olduğumuzdan dolayı, her türlü iyilik ve kötülükle karşı karşıya kalabileceğimizi unutmayalım. Biz iman eden müslümanlar olarak, iyiler ile kötülükleri birbirinden ayırıp iyiliklere yönelmeli ve kötülüklerden uzaklaşmalıyız. Başımıza bir kötülük geldiğinde hemen isyan edip dert yanmak yerine sabredip dua etmek, çok güzel ve iyi bir karşılama olacaktır. Hayırları işlediğimiz zaman Rabbimizin rızasına ereceğimizede iman ettiğimizden dolayı, Allah için yapılan hiçbirşeyden zarar etmeyeceğimizin huzuru sevindiriyor bizleri.

 


Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Sosyal Medya Haberleri
Kadın sitesi