Dinimiz Bilgilendiriyor – Şeytan ve En Çok Kullandığı 10 Hilesi

Sponsorlu Bağlantı

Şeytanın En Çok Başvurduğu 10 Hilesi

Şeytanın biz kullara karşı bir çok hiselsi vardır. Şeytanla mücadele etmek için de pek çok yol vardır. Bu yazımızda düşmanımız şeytanın 10 hilesinden bahsedeceğiz. Yazımıza başlamadan bir Hadis-i Şerif hatırlatmakta fayda var;

-“Şeytan kalbe vesvese verir. Allah’u Teâlâ’nın ismi zikredilince kaçar. Zikredilmezse vesveselere devam eder”

Şeytanın en sık başvurduğu Birinci Hilesi

-“ Allahû Teâlâ’nın senin ibadetlerine ihtiyacı yoktur” der.

Buna  karşı Bakara Suresi 62. Ayeti’nin meali ( Salih amelin faydası, bunu yapanadır) hatırlanmalıdır.

Şeytanın en sık başvurduğu İkinci Hilesi

-“ Allahû Teâlâ rahimdir, kerimdir. Seni de af eder. Cennetine koyar.” der.

Buna karşı, Lokman suresinin 33. Ayeti’nin meali ( Allah’ın kerim olması sizi aldatmasın) ve Meryem suresi 63. Ayet’nin meali ( Cennete kullarımızdan mütteki olanları vâris kılarız) hatırlanmalıdır.

Şeytanın en sık başvurduğu Üçüncü Hilesi

“Senin ibadetlerin hep kusurludur. Riyâ karışıktır. Böyle ibadetlerde mütteki olamazsın. Allah’u Teâlâ Mâide Suresinde ( Allah, yalnız müttekilerin ibadetlerini kabul eder) buyuruyor. Boşuna uğraşıyorsun” der.

Buna karşı bizim bilmemiz gereken, bizim vazifemiz emri yerine getirmektir. Kabul olup olmayacağı yalnız Allah’u Teâlâ’nın bileceği iştir. Şartları uygun olan ve farzları yapılan ibadetlerin sahih olması muhakkaktır.

Şeytanın en sık başvurduğu Dördüncü Hilesi

-“Şimdi dünyayı kazanmak için çalış da, rahata kavuş, ondan sonra huzur içinde rahat rahat ibadet edersin” der.

Buna karşı da hatırlamamız gereken, Ecel bizim elimizde değildir. Herkesin ömrünü Allah’u Teâlâ ezelde takdîr etmiştir. Şu Hadis-i Şerif’i hep hatırlamak gerekmektedir. “ Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, her an ölecekmişin gibi ahiret için çalış.”

Şeytanın en sık başvurduğu Beşinci Hilesi

İbadetleri terk ettiremediği zaman; “ Çabuk kıl!, vaktini kaçırma”, diyerek şartları ve farzları tam şekilde yaptırmamak ister.

Buna karşı hatırlamamız gereken ise ; farzlar çok azdır ve usulune uygun şekilde ve yavaş yavaş yapılmalıdır.Farz olmayan ibadetleri de şartlarına ve usulüne uygun olarak az yapmak, acele şekilde çok yapmaktan daha makbuldür.

Şeytanın en sık başvurduğu Altıncı Hilesi

Riya’ya teşvik eder. “ Herkes görsün de beğensin” der.

Buna karşılıkta şunu hatırlamalıyız; kendine fayda veya zarar vermek kimsenin elinde değildir. Başkalarına ise, hiç veremezler. Böyle kimselerden bişey bekelemek, batıl olur. Fayda ve zarar veren ancak Allah’u Teâlâ’dır. Yalnız onun görüp bilmesi bize yeter.

Şeytanın en sık başvurduğu Yedinci Hilesi

İbadetlere engel olamayacağını anlayınca ibadetleri beğenme vesvesesi verir. “ Senin gibi akıllı uyanık kimse var mı? Bu zamanda herkes gaflet uykusunda iken, sen ibadet ediyorsun” der.

Buna karşılıkta kendimize şunu hatırlatmalıyız; Bu akıl ve intibâh benden değildir. Rabbimin ihsanıdır. Onun ihsânı olmasa, ibadet yapamayız.

Şeytanın en sık başvurduğu Sekizinci Hilesi

“ İbadetlerini gizli yap, Allah’u Teâlâ, senin sevgini ve şerefini insanların kalbine yerleştirir.” diyerek gizli riyaya düşürmek ister.

Buna karşılık da şunu hatırlamalı ve kendimize söylemeliyiz; Ben Allahû Teâlâ’nın kuluyum. O benim sahibimdir. İbadetimi ister beğenir, ister red eder. İnsanlara bildirip bildirmemesine karışamam, demeliyiz.

Şeytanın en sık başvurduğu Dokuzuncu Hilesi

“ İbadet yapmaya ne luzum var? İnsanları Sa’id ve şâki olacaklardı ezelde takdir edilmiştir. Sa’id olan ibadeti terk edince, af edilir, Cennete girer. Ezelde şaki olan, ne kadar ibadet yapsa, fayda etmez, muhakkak cehenneme girer. O halde kendini boşa yorma! Rahatına bak!” der.

Buna karşılık olarak şunu unutmamalıyız; Ben kulum, kulun vazifesi emirleri yapmaktır.

Şeytan buna karşılık;

“Emri yapmayınca, azâp korkusu olursa, emri yapmak lazım olur. Ezelde Sa’id olan için bu korku yoktur” der.

Bu durumda da; Rabbim herşeyi bilir ve dilediğini yapar. Dilediğine hayr verir, dilediğine şer verir. Kimse de ona soru sorma hakkı yoktur.

Şeytanın en sık başvurduğu Onuncu Hilesi

“İbadet yapmak ezelde takdir edilmiş ise mümkündür. Allah’u Teâlâ’nın takdiri değişmez. İbadet yapmak da ve terk etmek de insanlar mecbur olmaktadır” der.

Şeytanın bu cümlesi bir öncekinin aynısıdır. Ezelde saîd denilenlere ibadet yapmak nasip olur. Şaki denilenler iadet yapmak nasip olmaz.

Buna karşı bilmemiz gereken; Herşeyi ve insanların iyi ve kötü her işini Allahû Teâlâ yaratıyor ise de, insanlara ve hayvanlara irade-i cüz’iyye vermiştir. İrade-i Cüz’iyye insandan meydana gelir. Fakat insan bunu yarattı denilemez. Çünlü irade hariçte mevcut bi şey değildir. İnsanın kalbinde hasıl olmaktadır. Allahû Teâlâ insanın ihtiyari hareketlerini yaratmak için, insanın iradesini sebep kılmıştır. Bu şart olmasa da yaratır. Fakat bu şart ile, bu sebep ile yaratması adetidir. Peygambelerinde ve Evliyalarında bu adetini bozarak sebepsiz de yarattığı çok görülmüştür ve buna “ keramet” denir.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

 Ali Ünlü 25 Haziran 2015 Cevapla
0 0

Şeytanın en sık başvurduğu Birinci Hilesi

-“ Allahû Teâlâ’nın senin ibadetlerine ihtiyacı yoktur” der.

Buna karşı Bakara Suresi 62. Ayeti’nin meali ( Sahil amelin faydası, bunu yapanadır) hatırlanmalıdır.

Mealin açıklamasında Sahil yerine Salih mi olacak yanlışım varsa düzeltiniz…

     barisyuksel 25 Haziran 2015 Cevapla
    0 0

    Yazı Düzeltilmiştir, Dikkatiniz ve Uyarınız İçin Teşekkür Ederiz
    Allah (c.c) Okumuş Olduğumuz Duaları ve Yapmış Olduğumuz İbadetleri Kabul Buyursun,
    Allah (c.c) Hepimizdenden razı Olsun İnşallah
    Amin…