Dua Etmek Sipariş Vermeye Benzemez

Sponsorlu Bağlantı

Dua Etmek Sipariş Vermeye Benzemez

Allah diyor ki: Bana dua ettiği zaman dua edenin dualarına karşılık veririm. Allah dememiş ki; Sizde bana hemen karşılık verin. Demiş ki; Onlarda en azından bana icabet etsinler, en azından karşılık vermek istesinler. Allah diyor ki, sizden çok da fazla bir şey beklemiyorum, en azından samimi şekilde biraz çaba harcayın. Fiili değiştiriyor Arapça işte bu yüzden önemli. Siz ayetin mealini okuyorsunuz. Siz çaba harcarsanız, size garanti ediyorum Allah size hiçe karşılaşmadığınız kapılar açacak. Çünkü Allah’da size garanti ediyor. Bu yüzden diyor ki; Bana icabet edin. Ayetin devamında (Bakara suresi 186. Ayet) Onlar bana inanmalılar. Allah ayetin sonunda ona inanmaktan bahsediyor çünkü insanlar Allah’a dua ettiklerinde; ‘’ Ey Allah’ım beni terfi ettir. Ey Allah’ım o kızı benimle evlendir, ailesi olumlu cevap versin, babasının benden nefret ettiğini biliyorum ama lütfen bir şekilde onun kalbine bir şeyler koy.’’ Kız da dua ediyor ; ‘’ Ey Allah’ım, evleneceğim kişi o olmasın, lütfen o olmasın’’

Dua ediyorsunuz ve bazen duanızın sonucunu görmüyorsunuz. Bazen karşılığını anında görmüyorsunuz. Sonrada düşünmeye başlıyorsunuz; ‘’ Allah hemen cevap vereceğim demişti, tefim nerde?’’ ‘’Ey Allah’ım, bugün arabama gittiğimde otoparkın köşesinde duran 1978 model arabam, onu BMW 5’e dönüştür. Amin’’ Otoparka gittiğinizde; ‘’ Allah’ım ne oldu ? Ramazandayız, hiç bir şey olmuyor’’ Hayır. . . Allah diyor ki ; Dualar sizin canınızın istediği gibi karşılık bulmaz. Allah karşılık verecek ama sizin için en iyisi neyse onu verecek. Siz kendiniz için neyin en iyi olduğunu bilmiyorsunuz ki ! Allah sizin için neyin daha iyi olduğunu biliyor. Allah bildiği şekilde karşılık verecek, onun bildiği sizin bildiğinizden daha iyisi. Bu yüzden, kendi bildiğinin daha iyi olduğuna inanmanızı istiyor. Onun verdiği karşılık daha iyi, buna dair size küçük bir örnek vereyim.

Bir anne, bebeği ölecek diye Dua ediyor.

Musa Peygamberin annesi, bebeği (Musa) ölecek diye korkuyor. Allah diyor ki; Çocuğu emzir, sadece çocuğu besle. Düşünebilirsiniz ki; Askerler geliyor, bebek ufacık bir ses çıkarsa onu öldürecekler ama sen bana çocuğumu beslememi söylüyorsun? Hayır, o Allah’a güveniyor çocuğu beslemeye başlıyor. Çocuk beslenirken ses yapar mı ? Böylece askerlerde çocuğu duymuyorlar. Çocuğu saklayıp, üzerine battaniye örtmeye kalksa, çocuk küçük bir ‘’ınga’’ yapacak ve her şey bitti. Allah, ona o anda yapabileceği en iyi şeyi söyledi, çocuğunu beslemesi ve eğer gerçekten çok korkarsan ne yapmalısın ? Onu nehire bırak, eğer bir tehlikeye uğramasından endişelenirsen onu nehre bırak. (Kasas Suresi 7. Ayet Meali)

Annesinin yapabileceği en iyi şey onu nehre bırakmasıydı, çünkü Allah’a inanmıştı. Neden biliyor musunuz ? O nehir onu bir saraya götürdü ve o saraya gittiğinde, Allah o bebeğin gönlüne, yalnızca içtiği o sütü içmesi gerektiği (hissini) koymuştu. Böylelikle, hangi süt anneyi getirirseniz getiri bebek kabul etmeyecektir. Bir bebek, iki süt arasında ki farkı nasıl anlar ? Allah, bebek evdeyken ilk defa beslendiğinde bu programlamayı bebeğin içine yerleştirmişti. Sonrada bu tada alıştı ve hepsi bu kadar, daha başkasını içmez. Yani annesini tanıyacak yetişkinliğe gelmesine bile gerek yok. Kalbi, o sütün tadını anlarken emin. Annesinin o sarayda işe alınmasının sebebi de bu bebeği güvende. Bebeği sarayın içinde, başka hiçbir yerde olamayacağı kadar güvende. Kim sarayın içinde (erkek çocukları öldürmek için) kapı kapı dolaşır ki ?

Allah ne yapacağını bilir, siz ve ben kendi bildiğimizi okuyoruz ama hayır! Allah’ın bildiği çok daha iyi. Allah’ın bildiği oldu ve askerler onu o gün yakalamadı ama sonraki günlerde de yakalayamazlar mıydı ? Bu olabilirdi. Allah’ın onun için istediği en başta onun için korkutucuydu ama bu onu ve çocuğunu kurtardı. Allah’ın planları daha büyük. Bu güven gerektiriyor.

Sizle paylaşmak istediğim diğer bir konu ise, Allah’ın dediği; Oruç tutmak emredildi, böylece ne elde edebilirsiniz ? ‘’Takva’’ (Allah’a saygı duyma, O’nun emir ve yasaklarına itaat etme bilinci) Ramazan verildi, böylelikle ne olabilirsiniz? ‘’Şükreden’’ , ‘’Dua’’ verildi, böylelikle doğru yola iletilebilirsiniz. Doğru yönde gidebilmeniz için hidayet edilebilirsiniz. Allah diyor ki, O’nunla konuşmak, O’ndan bir şeyler istemek, doğru yola iletilmek ile ilişkili. Bu yüzden, Fatiha suresinde, doğru yola iletilmeyi nasıl istiyoruz ? Doğru yola iletilme duasını öğreniyoruz, bunlar iç içe, ayrılamaz bir bütünler. Eğer siz ve ben çok fazla dua yapmazsak, size garanti ederim doğru yol göstericimiz pek de yok.

Dua Etmek

Allah diyor ki; Bana inanmalısınız, benden istemelisiniz, Bana icabet etmelisiniz. Böylelikle doğru yola iletilebilirsiniz. Dua etmezseniz sorunlarınız olacak. Dua eden o kötü insanlardan biri de olmayın. Dua eden kötü bir insan nasıl olur biliyor musunuz ? ‘’Kardeşim, sınavlarım vardı, çok fazla dua ettim, ama yine de kaldım. Bu yüzden artık dua etmiyorum. ‘’ Dua etmek sipariş vermek gibi değil. Siparişi verdim, kargoya verildi ama hala gelmedi ! Onlara bundan sonra bir şey sipariş etmiyorum. ‘’ Sen Allah’ın müşterisi değilsin. Sen Allah’a siparişler veremezsin. Böyle konuşan insanlar, Musa Peygamberin takipçileri gibi ‘’ Rabbine söyle de bize başka yiyecekler göndersin’’ Firavunun takipçileri böyle konuşuyordu. ‘’ Rabbine söyle bunları, bu 9 mucizeyi durdursun’’ Siz, Allah’a istediğinizi yaptıracak konumda olduğunuzu mu zannediyorsunuz ? O zaman, Firavunun yoldan çıkmış takipçileri gibi oldunuz, ya da Musa a.s’ın yoldan çıkmış takipçileri gibi. Olduğunuz şey bu !

 

Allah’a dua ederken bu davranışta olmayın. Anlayın ! O en yüce, siz ise acizsiniz. Belki unutmuşsunuzdur, Düşünüyorsunuz ki; ‘’ Dua ettim ama hiçbir şey olmadı’’  Bir çok insan duaları kabul olmadı diye inançlarını kaybediyorlar. Daha çok dua ettikçe, imanları daha çok artan insanlardan olmalıyız.

 

Selam ve dua ile . . .

 

Nouman Ali Khan ‘ın ağzından.

 

 

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.