Evren İnsanlara Hediyedir


Evren İnsanlara Hediyedir

Evren İnsanlara Hediyedir , Bizler kötü bir dünya üzerine gelerek burada düşkün ve sapkın insanlar arasında kendimizi kaybedebilirdik. Ancak Allah bizi nuruyla aydınlattığı ve rehber olarak Kur’an-ı Kerim ile taçlandırdığı bir dünya üzerine göndermiştir. Bu da onun biz kullarını ne kadar çok sevdiğinin ve bizi ne denli önemsediğinin göstergesidir. Onun bize olan sevgisinden hiçbir zaman şüphe etmemek de bundan ileri gelmektedir. İnsan maddi boyutu ölümlü bir varlıktır. Günü geldiğinde bu dünya üzerindeki gönderiliş amacını tamamlar ve yüce Allah’ın takdir ettiği bir son ile ahiret hayatına gözlerini açar. Onun bu yeryüzüne adeta çivi çakmış gibi yaşaması doğru değildir. Çünkü; hepimizin topraktan geldik ve toprağa geri döneceğiz. Bize ölümden öte köy yoktur.

Bu sebeple yeryüzündeki süremizi oldukça iyi değerlendirmeliyiz. Boş işler peşinde koşmadan ve Allah’a her daim iman ile ibadet konusunda taviz vermeden yaşamalıyız. Bu alemde manevi anlamda ne biriktirirsek yanımıza kar kalacak olan da odur. Bizimle beraber öbür aleme götürebileceğimiz bir toplu iğnemiz dahi yoktur. Sadece omzumuzda bulunan melekler tarafından tutulmuş olan amel defteri ile beraber Allah’ın huzuruna çıkacağız. Bundan ötürü yeryüzündeki sevaplarımız ve ibadetimiz oldukça değerlidir. Bizler her daim peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e yakışır bir ümmet olmalıyız. Bunun için her şeyi yeri ve zamanında gerçekleştirmek ve o güne hazırlanmak çok önemlidir. Üzerinde yaşadığımız bu evren biz insan yaratılmışına en büyük hediyedir. Geçmiş zamanlarda yaşayan kimselerin yaşama koşulları ve toplum hayatı göz önüne alınırsa bugün bizlerin ne şanslı olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır. Eskiden ne büyük eziyet, işkence ve zulümlere maruz kalan bizler; bugün yaşadığımız iyi hayat için Allah’a her daim mutlak surette şükür etmeliyiz.

Bizler bu aleme nasıl geldik yahut nasıl yaratıldık?

Bunlar hepimizin mutlak surette merak ettiği ancak her nedense bir türlü cevabını bulmakta zorluk çektiği sorulardır. Oysa bizler eğer ki Kur’an-ı Kerim’i inceler ve orada yer alan ayet-i kerimeler ile yine peygamber efendimizin hadis-i şeriflerine riayet edersek işte o zaman hepimiz sorularımızın cevabına sonsuz surette ulaşırız. İnsan oğlu doğası ve yaratılış gereği her daim bir sığınma ihtiyacı duyar. Nedenini anlayamadığı ve anlamlandıramadığı tüm olayları mucize diye adlandırır ancak bunun yanı sıra bu mucizeyi gerçekleştiren biri olduğuna da inanır.

İşte bu mucizeyi yerine getiren kişi Allah’ın ta kendisidir. O tüm mucizelerin ve geri kalan evrendeki her şeyin yegane sahibidir. Onun bizler dışında yaratmış olduğu canlılar da bizim gibi ona her daim inanmakta ve itaat etmektedir. Hatta şüphesiz ki ona karşı olan görevlerini tam olarak yerine getirir. Lakin tüm güzellikler biz insanların yararına sunulmuşken ne yazık ki bizler mutlak surette hepimiz olmasa da aramızda çoğu kimse ona isyan eder yahut sebepsiz yere karşı çıkarız. Rahman ile rahim olan yüce Mevla’mız bizlerin tek sahibi olup aynı zamanda tüm kainatın da hakimidir.


Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.