Hac Kavramı ve Hac Yükümlülüğü

Sponsorlu Bağlantı

Hac Kavramı ve Hac Yükümlülüğü

Hac Hükmü ve Dayanağı

Hac Kavramı ve Hac Yükümlülüğü, Gerekli şartları taşıyan her Müslümana ömründe bir defa olmak üzere hacca gitmek farzı ayındır. Bu farzın, şartları gerçekleşince hemen (fevrî) veya daha sonra (ömrî) yapılması tartışılmıştır:

a) ÜM (üç mezhep) ve Ebû Yusuf’a göre, şartları gerçekleşince hemen hacca gitmek gerekir, yani hac fevrîdir; bu şekilde hacca gitme-yenler günahkâr olur.
b) Şâfiî Mezhebine ve eş-Şeybânî’ye göre, hac ibadeti ömrîdir. Bu sebeple, Şâfiî Mezhebine göre geciktiren iki şartla günahkâr olmaz: 1) Haccın Kaçmasından Korkmamak: Yaşının büyüklüğü, ulaşmaktan âciz olma veya malının yok olması gibi sebeplerle haccın kaçmasından korkmamak gerekir. Bu gibi durumlar yoksa, geciktirmek günahtır, hac fevrî olarak yapılır. 2) Daha Sonra Yapma Azmi Taşımak: Böyle bir azim ve niyet bulunmazsa, geciktirmekle günahkâr olunur.

Hac Mükellefliği

Hac mükellefi olmak için, haccın farz olmasının ve edasının şartlarını taşımak gerekir.

Haccın Farz Olmasının Şartları

Haccın farz olması, bir takım şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu şartlar, bölgedeki hacı adaylarının gittiği zamanda bulunmalıdır.

Teklifin Genel Şartları

Teklifin genel şartlan; İslâm, bulûğ ve akıldır.

Hacla İlgili Şartlar

A)Geçinme ve Yol Masrafı Kudreti
Yol masrafı kudreti, Cumhur’a göre şartken, Mâlik’e göre şart değildir:

1) Haccın Şart Oluşu

a)Hanefî ve Hanbelî Mezheplerine göre, bir kimsenin, kendisinin ve ailesinin geçinmesi için zarurî ihtiyaçlarından fazla olarak hacca gidiş-dönüş için yeterli yol ve yiyecek masrafını karşılayacak bir maddî imkâna sahip olması gerekir. Zarurî ihtiyaçlar, genel olarak bakmakla mükellef olunan kimselerin nafakası, ev için gerekli olan eşya ve malzeme ile ödenecek borçlardan ibârettir.

b)Ebû Yusuf’a göre, haccı yapıp döndükten bir ay sonraya kadar geçim masraflarının karşılanmış olması gerekir.
Geçinme ve yol masrafı kudretinin, bölgedeki hacı adaylarının gideceği zamanda bulunması gerekir. Geçinme ve yol masrafı normal ölçülere göre hesaplanır. Bu kudrete sahip olmayanların, malî gücünü zorlayarak hacca gitmesi farz değildir.
Haram malla yapılan hac, Cumhur’a göre sahihtir, ancak bunun günahı kendinde kalır; Ahmed bin Hanbel’e göre haram malla yapılan hac sahih değildir.

2) Şart Olmaması

c)Malikî Mezhebine göre, geçinme ve yol masrafı kudreti şart değildir. Bu konuda, Mekke’ye gidip hac eylemlerini yerine getirmeye imkân bulunması yeterlidir. Bu sebeple, fazla güçlük bulunmaksızın ya-yan olarak veya kiralanarak temin edilen bir binekle hacca gitmeye ve nafakasını sanatıyla yolda günden güne elde etmeye gücü yeten bir Müslümana canı ve malı hakkında bir tehlike yoksa- hac farz olur. Yurdunda kendisinin ve ailesinin nafakaları için, herhangi bir şey bırakıp bırakmaması önemli değildir. Fakat bu, yok olacakları derecede değildir. Bu durumda hacla mükellef olunmaz.

B)Yeterli Zamanın Bulunması
Hanefî ve Şâfiî Mezheplerine, hac vazifesini yerine getirmek için, yeterli zamanın bulunması gerekir. Bunun için, kendisine hac farz olduğu halde haccetmek için müsait bir vakit bulamadan vefat eden kimse, hac ibadetinden sorumlu değildir. Bu zaman, Hanefî Mezhebine göre hacı adayının bulunduğu bölgedeki hacca gidiş tarihidir; Şâfiî Mezhebine göre bu zaman, Şevval ayının başından Zilhicce’nin onuna kadar devam eder.

C) Hürriyet
Haccın farz olması için, köle olmayıp hür olmak şarttır. Günü-müzde bu şart, her bakımdan serbestçe karar verebilecek durumda olmak şeklinde anlaşılmalıdır. Nitekim hacı adayı olacak kişinin ülkesi veya Suudî Arabistan hükümetinin hac kotası koyması, kara, deniz veya hava hac güzergâhının elverişsizliği gibi durumlar, buna örnek olarak gösterilebilir.
D) Haccın Farziyetine Vukuf
Hanefî Mezhebine göre, dâr-ı harpte gayr-i Müslimlere ait bir ülkede bulunup ihtida eden kimse, haccın farz olduğunu bilmedikçe hacla mükellef olmaz. Fakat İslâm ülkesinde böyle bir bilgisizlik mazeret olamaz. Bu sebeple, İslâm yurdunda bulunan bir gayr-i müslim, haccın farz olduğunu bilsin veya bilmesin ihtida edip gerekli şartlan taşıyınca hacla mükellef olur.

Haccın Edasının Şartları

Haccın farz olma şartlarını taşıyan mükellef, aynı zamanda haccın edasının (fiilen yapabilmenin) erkek ve kadınlar için ortak şartları,

Erkek ve Kadınlar İçin Ortak Şartlar
A) Vücut Sağlığı
a) Hanefî ve Şâfiî Mezheplerine göre, haccetmek için, vücudun sağlam ve sağlıklı olması şarttır. Yerinden kalkamayan, felçli veya yola dayanamayacak şekilde yaşlı olan kimselere hac farz değildir. Bu gibi kimselere, başka birini hacca göndermeleri de gerekmez; ancak, vücudu sağlamken kendisine hac farz olan kimselerin hacca gitmeyip sonradan vücut sağlığını kaybetmeleri halinde başka birini kendileri adına hac yapması için göndermeleri gerekir.

Kör ve kötürüm olanlara da, bu halleriyle hac farz değildir. Ebû Yusuf ve eş-Şeybânî ile Hanbelî ve Şâfiî Mezheplerine göre, kendisine rehberlik edecek kimsesi bulunan körler de diğer şartları taşıyınca hacla mükellef olur; bu durumda, kendileri gitmezse, niyâbeten haccettirmeleri gerekir.

b)Hanbelî Mezhebine göre, vücut sağlamlığı olmayan kimseler niyâbeten haccettirir.
B) Yol Emniyeti
Kara, hava veya deniz yollarıyla hacca gitmek için yolun emniyetli olması gerekir; yol emniyeti bulunmadıkça, haccetmek farz olmaz.
C) Kısıtlı Olmamak (Hissî Engel Bulunmamak)
Hacca gidebilmek için, kısıtlı olmamak şarttır. Bu sebeple, ha-piste olan veya hacca gitmeleri devletçe önlenen veya yasaklanan kimselere hac da farz değildir

Yalnız Kadınlar için Gerekli Şartlar

A) Koca veya Mahremin Bulunması
a)Hanefî Mezhebine göre, Mekke’den doksan km. uzakta olan is-ter genç, ister yaşlı bir kadının, yanında kocası veya mahremi bulunmadıkça, hacca gitmesi farz değildir. Bu uzaklıktan az olan yerlerdeki kadınlar için, koca veya mahremin bulunması şart değildir. Mahrem; bir kadının kan, evlilik veya süt akrabalığı dolayısıyla asla evlenemeyeceği erkeklerdir. Kadınla birlikte hacca gidecek erkeğin güvenilir, akıllı ve bâliğ olması gerekir; Müslüman olmak şart değildir, ancak mecusî olamaz.

Mahrem bulununca, Hanefî Mezhebine göre, koca, eşininin farz hacca gitmesini önleyemezken, eş-Şâfiî’ye göre önleyebilir.
Yanında kocası veya mahremi olmadan hacca gitmeye niyet edilemez; ancak, bu şekilde hacca giden kadının haccı sahihtir. Çünkü bu, haccın sahih olma şartı değildir.
b) Şâfiî Mezhebine göre, uzaklık söz konusu olmadan- farz olan hacca gidecek kadın, güvenilir iki ve daha fazla kadından meydana gelen toplulukla hacca gidebilir; nafile hacca gidiyorsa, koca veya mahremin bulunması şarttır.

c)Mâlikî Mezhebine göre kadın; kocası, mahremi veya güvenilir kadınlarla -uzaklık söz konusu olmadan- hac yapabilir. Bu konudaki uzaklık, kadına güç gelen mesafedir.

d) Hanbelî Mezhebine göre, uzaklık söz konusu olmadan, hacca gidebilmek için, koca veya mahremin bulunması şarttır.
Mahremin hacca gitmesi halinde masraflar kadına ait olur.

e) Caferî Mezhebine göre, hacca gitme gücü bulunan kadının, farz hacta kocasından izin alması gerekmez, mendub hacta ise izin alması şarttır. Farz hacca gitmeyi, kocanın engellemesi câiz değildir. Evli olsun olmasın, kendisine ve namusuna güvenen kadının, hac yolunda mahreminin bulunması şart değildir. Kendine güven olmazsa, mahrem veya ücretle tutsa bile güvendiği birinin bulunması şarttır. Güven ol-mayınca, hac kudreti yok sayılır.

Hac Hukukunda Temsil (Niyabeten veya Bedelen Hac)

Hac mükellefi olmak için gerekli şartları taşıyıp, ölmek üzere bulunan kimse vasiyet ederek veya körlük, ihtiyarlık, sakatlık gibi bizzat kendisinin hacca gitmesine engel bir durum ortaya çıkan kimse, yerine bir başkasını göndererek, hac borcunu yerine getirir. Bu şekilde, hacca başka birini göndermeye, “İhcâc, Niyâbeten Hac veya Bedelen Hac”; hacca gönderene “Âmir, Menûb, Mahcûcun Anh, Munîb, Mustenîb”, gönderilene “Bedel veya Nâib”; bu hacca “Niyâbeten Hac veya Bedelen Hac” adı verilir. ÜM(sayılanın dışındaki diğer üç mezheb)’e göre, niyâbeten hac yapmak câizdir. Mâlikî Mezhebine göre, -bedenî ibadet olma yönü kuvvetli olduğundan- farz olan hac, niyâbeten yapılamaz; nâfile hac için niyâbet, kerâhatle câizdir. Bizzat hac yapmaktan âciz kalan kimseden hac borcu düşer, nâib göndermesi gerekmez.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.