İlk Cuma Namazı Nerede ve Kimler Tarafından Kılındı?

Sponsorlu Bağlantı

İlk Cuma Namazı Nerede Kimler Tarafından – Nerede Kılınmıştır?

Birinci Akabe biati sonrasında Müslüman olan on iki kişi sayesinde Medine,  İslâm ile tanışmıştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in çağrısına kulak verip Müslüman olan bu Medineliler yurtlarına dönüp İslâm’ı anlatmışlar, ertesi yıl ise daha kalabalık bir grup Mekke’ye gidip Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e biat etmiş ve Medine’ye gelmek istedikleri takdirde kendisine ve Mekke’ li Müslümanlara sahip çıkacaklarına dair söz vermişlerdi. Mekke’de müşriklerin baskısı çekilmez hale geldiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.v) Medine’ye Hicrete izin vermişti. Mekke’li Müslümanlar da gruplar halinde Medine’ye hicret etmişlerdi. Medine henüz Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in hicreti ile şereflenmemişti. Ancak Medine’deki yerli ve muhacir Müslümanlar, kaynaşmalarına vesile olacak, toplanıp bir araya gelebilecekleri özel bir günleri olmasını, haftanın bir gününün kendilerine ait bayram gününün olmasını istiyorlardı. Nitekim Medine’de yaşayan Hristiyanlar Pazar, Yahudiler de cumartesi günlerini bayram olarak benimsemişlerdi. Yahudiler cumartesi gününe hazırlık yapmak için bir gün öncesinde Medine’de sabahtan öğleye kadar Pazar kurarlardı.

Medine’de İslâm’ı öğretmek ve imamlık yapmak için bulunan Mus’ab b. Umeyr (r.a), sayıları her gün artan Müslümanların bu isteklerini Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e mektup olarak bildirmişti. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de Müslümanların, Yahudi ve Hristiyanların bayram gününden farklı bir günü, Yahudilerin cumartesiye hazırlık olarak geçirdikleri ve Arûbe (Arefe) olarak adlandırdıkları günü bayram edinmelerine izin vermişti. Bu arada bir de öğle vakti iki rekâtlık bir namaz kıldırılmasını ve beraberinde hutbe okunmasını istemişti. Buna uyarak Mus’ab (r.a), on iki kişiyi toplayıp namaz kıldırmıştı. Bir de koyun keserek o günü kutlamışlardı. İşte bu namaz Medine’de hatta İslâm tarihinde kılınan ilk “Cuma namazı” olarak tarihe geçmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ilk Cuma Namazını Nerede – Ne Zaman Kıldırmıştır?

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Efendimiz ise Cuma Namazını onlardan daha sonra kılabilmişti. Allah Resûlü, hicret sırasında Medine’nin hemen yakınındaki Sâlim b. Avf kabilesinin yaşadığı “Rânûnâ” denen yere ulaştığında Cuma vakti girmişti. Cuma Namazını ilk defa, sonraları “Cuma Mektebi” olarak anılacak bu mübarek mekânda kıldırmış ve ilk hutbesini burada okumuştu. Bu olay ile birlikte “toplanmak, bir araya getirmek ve toplanılan gün” anlamındaki Cuma günü Müslümanların bir araya geldikleri haftalık bayram günü olarak belirlenmiş oldu.

Cuma Namazı Kılmanın ve Hutbeyi Dinlemenin Sevapları

Cumayı bu kadar faziletli yapan en önemli unsurlar şüphesiz Cuma namazı ve öncesinde okunan hutbedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Müslümanların Cuma namazına mümkün olduğunca erken gelmelerini isterdi. Bununla ilgili olarak şöyle buyurmuştur;

“Cuma günü olduğu zaman melekler mescidin kapısında durur, gelenleri öncelik sırasına göre yazarlar. En erken gelen (Allah için) bir deve bağışlayan kimse gibidir.(Ondan ) sonraki bir sığır bağışlayan gidibir; sonraki bir koç, daha sonraki bir tavuk, en son gelen ise bir yumurta bağışlayan gibidir. İmam hutbeye çıkınca melekler (sevapları yazmayı bırakarak) sahifelerini dûrûp zikri (hutbeyi) dinlemeye başlarlar”

Cuma Günü Oruç Tutmak

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cuma gününü bayram olarak belirleyince o gün yapılması ve yapılmaması gereken işleri de düzenlemiştir.

“Sizden herhangi biriniz cumadan bir gün önce veya bir gün sonra da oruç tutmadıkça (sadece ) Cuma günü oruç tutmasın” buyurmuştur.

Kaynak: Hadislerle İslam Cilt:2 Sayfa: 213-214-215
Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.