Namaza Karşı İsteksizlik Ve Tembelliğin Sebebi Nedir?

Sponsorlu Bağlantı

Özellikle günümüzde en büyük sorunlardan biri haline gelen namaza karşı isteksizlik ve tembellik insanın şeytan ile baş başa kaldığı anlardan bir tanesidir. İnsan namazını kılmamak adına gerek kendine gerekse çevresine yok ev soğuk, yok su soğuk, keşke abdest olmasa, zaten Allah affeder, bu vakit kalsın sonrakini kılarım, hastayım şimdi, evde değilim dışardayım vb. gibi bir çok bahane uydurmaktadır. İşte herkes bunun gibi kendine bahaneler uydurmaktadır, fakat insanın içinde oluşan huzursuzluk nedendir peki?

Günümüzde çoğu insan başka insanlarının boş ve haksız düşüncelerinin peşinden gitmektedir. Çoğu insanın zihni Allah bizi huzuruna istemiyor, onun için rükû ve secde yapmamızı istemiyor gibi asılsız düşünceler ile dolduruluyor. Fakat bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Haşa bu durumda Allah’ın bizi istemediği durumu ortaya çıkıyor. Ya hiç Allah bizi istemeseydi içimizdeki bu vicdan azabı olur muydu? Yüzyıllardır nice peygamberler, nice kitaplar gönderilir miydi? Bu durum yalnız ve yalnız insanın kendisidir, insanın nefsidir. Hiç sebep olarak Allah’ın huzuruna kabul etmemesi gösterilebilir mi?

İnsan kendine ben namazdan lezzet alamıyorum, kıldığım namazın farkında bile değilim diyerek asla nefsine yenik düşmemeli, deyim yerinde ise şeytana prim asla vermemelidir. İnsan kesinlikle bir vakit namazı kaçırdığı için umutsuzluğa düşmemeli, namazı bırakıp, bir sonraki vakti asla kılmamazlık yapmamalıdır. Çoğu kimsede bu durum ile karşılaşılabilir. İnsan sabırlı olmalı, sabrı ile nefsini eğitmeye yönelmelidir. Aklındaki kötü düşünceleri güzel ve umut verici düşüncelerle değiştirmelidir.

İnsan öyle bir mahlûkattır ki her ne durumda olursa olsun annesi, babası ya da eşi, çocuğu kendisini çağırdığında sözlerini ikiletmeden hemen gitmektedir. Fakat Allah insanı günde tam beş vakit huzuruna çağırır iken insan nasıl olur da bu daveti geri çevirir? Allah tüm kullarının namazını en güzel şekilde eda etmesini ister. Yoksa o beş vakit duyduğumuz ezan tüm insanlığa namaz için vesile olur muydu? Ki insan öyle bir mahlûkattır ki yine kendisi eşini, evladını çağırdığında, çağırışı karşılıksız kalması durumunda hemen sinirlenir. Nasıl olur da ben çağırdığımda gelmezsin diye yakınır? Bir saattir sesleniyorum duymuyor musun? der. Bu sebeple insan kendisine, nefsine asla yenik düşmemelidir.

Sonra çoğu insanın namaz kılamıyorum çünkü işim vardı, kalkmaya üşeniyorum, çok uykum var gibi bahaneler söylemesine ne demeli? İnsan kendisine yapılmasına istemediği bu tip şeylere yaratıcısına nasıl yapabilmekte? Üstelik onu yaratan yaratıcısı onu bu kadar severken. Onu bu dünyada bile rahmetinden esirgemezken, sahip çıkarken. Rabbimiz şimdiye kadar insanları terk ettiği namazları sebebiyle, kılmadığı namazları sebebiyle helak etmediyse merhametinden, insana verdiği değerdendir.

Nasıl başkası sizi çağırdığında hemen yüzünüzü çevirip onun ne dediğine bakıyor iseniz ezanı da şahsınıza bir çağrı kabul edin, sizi namaza çağırdığının farkında olun, namazınızı en güzel şekilde eda edin.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.