Nefs İle Başa Çıkabilmenin Yolları

Sponsorlu Bağlantı

Nefs arapça kökenli bir kelimedir ve ruh, bir şeyin kendisi, akıl, insan bedeni, arzu ve kötü istekler gibi birçok anlamı vardır.
Dini olarak bakılırsa;

kendisinde iradi hareket, his ve hayat kuvveti bulunan latif buharlı bir cevherdir.’

diye anlatılır. Nefs içimizdeki kötü isteklere ve arzulara duyulan meyil ve yönlenmedir. Öyle ki bu meyil insanı Allah’tan uzaklaştırıp insanı tüketen bir esarete götürebilir. İnsan dünyada bir sınav için gönderilmiştir ve kulluk derecelerinin tespit edilebilmesi için çeşitli sınavlara tutulurlar. Bu yüzden kötü ve iyi özelliklere sahip olarak gönderilmiştir. Nefsimizi kontrol edebilmek ve bize verilen iyi yönlerimizi ortaya çıkarabilmek için kendimizi tasavvuf yönünden eğitmemiz şarttır. Çünkü insanın hangi özelliğini kullanacağını kendi iradesiyle seçer. Bu yüzden insanın rütbesi iyiye yönelmeyi seçtikçe artar ve şerefli bir varlık olmanın hakkını verir.

Nefsimizi Nasıl Temizlebiliriz?

Âyet-i kerime’de:

“Nefis olanca şiddetiyle kötülüğü emreder.” buyuruluyor. (Yusuf: 53)

Eğer nefsimiz olmasaydı bizlerde melekler gibi olurduk. Ama rabbin isteklerine karşı çıkmayan kamil bir insan olmak için çabalayan ve olan bir insanın değeri meleklerden çok daha yüksektir. Buda insanın Allah’ın sınavını başarılı bir şekilde geçmesi ve ona gerçek ve samimi bir aşk ve ibadet ile yönelmesi ile gerçekleşir. Bir anlam ve değer ifade eder. Dinimiz insan ile nefsinin isteklerinin arasına bir denge koyuyor ve meşru isteklerimizle meşru olmayanlar arasına bir sınır çiziyor. Bu sınırı aşmamak için ruhumuzu kalbimizi temizlememiz gerekir. Nefsimizi temizleyebilmemiz ve onun esaretinden kurtulup tertemiz bir kalp ile Allah’a yönelebilmemiz için bir çaba harcamamız gerekir.

Bu esaret şu şekilde ayrılabilir.

• Nefsine esir olan
• Şehvetine esir olan
• Heva ve hevesine esir olan

Bunların arasında en kötü olan nefsine esir olmaktır. Öyle ki amacı bizi doğru yoldan döndürmek olan şeytanın insana ulaşma yolu çoktur ve bunları kapatarak ona fırsat vermememiz gerekir. Bunu da nefsimize esir olmamak için kalbimizi temizleyerek ve Allah’tan yardım isteyip nefsimizin şerrinden ona sığınarak başarabiliriz. Hırs yerine kanaat ederek, uzun yaşamayı hayal etmek yerine ölümün ansızlığını bilerek, rahata düşkünlük yerine nimetin geldiği gibi gidebileceğini düşünüp ona göre hareket ederek, kendini beğenme huyundan vazgeçip akıbetin ancak Allah’ın elinde olduğunu kabul ederek, din kardeşlerini kırmadan, küçük düşürmeden onlara saygı ve hürmet göstererek, yalan ve övgüyü terk edip ne gelirse Allah’tan geleceğini kabul ederek ve onun layık gördüğünden memnun olarak, cimri davranmadan rızkın Allah’tan geldiğini kabul edip gerektiği gibi kullanarak, kibri terk edip mütevazı davranarak, dünya malına tamah etmeyerek nefsimizi temizleyebilir ve şeytanın bizi yanlış yollara yönlendirmesini engellemiş oluruz.

Ancak tabi ki irademize ne kadar sahip olsakda Allah’u tealaya sığınarak her şeyin onun elinde olduğunu kabul etmemiz gerekir.

Bir ayeti kerimede şöyle demektedir.

“Eğer Rabb’inden bir işaret görmemiş olsaydı, belki Yusuf da ona kastetmiş gitmişti. Böylece biz ondan kötülüğü ve fuhşu bertaraf ettik. Çünkü o bizim ihlâslı kullarımızdandı.” buyuruluyor. (Yusuf: 24)

Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) duaları şu şekildedir.

“Ey Allah’ım! Gözümü açıp kapatıncaya kadar beni nefsime bırakma ve bana verdiğin iyi şeyleri geri alma.” (Bezzâr)*

“Beni nefsime bırakma! Eğer sen beni nefsime bırakırsan, nefsim beni kötülüğe yaklaştırır ve iyilikten uzaklaştırır.”

Hem nefsimizle mücadele edip hem de Allah’a sığınmak inşallah bizi kurtuluşa erdirecektir. Nefsini tertemiz yapıp arındıran ve felaha eren insanlardan olmak için kalbimizi temizlemeli ve samimi bir kalp ile dua etmeliyiz.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.