Salih Amel, İyilik Yapmak ve Sevap İşlemenin Mükâfatları

Sponsorlu Bağlantı

 … Peygamber Efendimiz (s.a.v) kendisine soru sormak üzere yanına gelmeye çalışan Vâbisa’ya “Yaklaş ey Vâbisa! Yaklaş ey Vâbisa!” dedi. Bunun üzerine dizi dizine değecek kadar yakınına gelen Vâbisa henüz sorusunu sormadan Allah Resûlü şöyle buyurdu; “Bana iyilik ve kötülüğün (sevap ve günahın) ne olduğunu sormaya mı geldin?” Evet dedi Vâbisa. Elleri ile Vâbisa’nın göğsüne dokunan Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Kendine danış ey Vâbisa! İyilik gönlünü huzura kavuşturan ve içe sinen şeydir; kötülük ise, insanlar sana fetva verseler (onaylasalar) bile, gönlü (nü) huzursuz eden ve iç(in) de bir kuşku bırakan şeydir.” Buyurdu.

Aynı soruyu daha önce Nevvâs b. Sem’ân da sormuştu. Onun aldığı cevapta farklı değildi. Efendimiz (sav) ona da şöyle buyurmuştu. “İyilik, güzel ahlâktır; kötülük ise vicdanın rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir” buyurmuştur.

Bulûğ çağına ermiş ve akıllı olan her insan, iyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilir. Zira yüce yaratan Allah (c.c) kötülük duygusunu ve bundan sakınma erdemini insan fıtratına ilham etmiştir.

Allah katında mükâfatlandırılacakların sınırı yoktur. Sevap, Allah nezdinde hüsn-i kabul görmesi olduğuna göre, esasında davranışı sevaba dönüştüren onun niceliği değil niteliğidir. Ameli sevaba çeviren şey öncelikle niyettir. Söz konusu niyet ise, Allah’ın sevgisini ve rızasını elde etmek dışında hiçbir amaç gözetmemektir. Bu bakımdan diyebiliriz ki hiçbir iyilik küçük görülmemelidir. Basit gibi görünmekle beraber geçmiş günahların silinmesine vesile olan nice davranış vardır.

Allah rızası dışında yapılan ameller makbul olmadığı için sevap işleme niyeti olmaksızın birtakım dünyevi çıkarlar gözetilerek yapılan iyiliklerin sevaba dönüşmesi mümkün değildir. Gerçekleştirilen eyleme sevap veya günah sıfatını kazandıran, dolayısıyla da günah boyutunda kişiye sorumluluk yükleyen etkenlerden biri de niyetin yanı sıra kişinin iradesidir. Zira Allah ( c.c ) kimseyi gücünün yetmediği şeyle sorumlu tutmamıştır.

“Yaptığınız her iyiliğin karşılığını Allah katında bulursunuz” buyuran Allah (c.c), aynı zamanda bu karşılığın kat kat olacağını, buna karşın yapılan kötülüklere ise sadece misliyle karşılık verileceğini buyurmaktadır. Aynı şekilde Peygamber Efendimiz (s.a.v) de, “Biriniz İslâm’ı güzelce yaşadığında, yapacağı her bir iyiliğe karşılık on misliden yedi yüz katına kadar (sevap) yazılır; yapacağı her bir kötülüğe ise ancak bir misli (günah) yazılır.” Buyurmuştur. Ayrıca Peygamber Efendimizin ifade ettiği üzere, inanan bir kul eyleme geçirmediği kötü niyet ve planlarından ötürü cezaya çarptırılmayacak, kötü niyetini gerçekleştirdiği vakit ise ancak misliyle cezalandırılacaktır. Bunun yanında Rahmân’ın hoşnutluğunu kazanmak için kulun hayırlı bir işe sadece niyet etmesi yeterlidir. Bu niyetini bir de eyleme dönüştürdü mü artık o iyilik çok daha fazlasıyla karşılık bulacaktır. Zira Rabbimizin ikram ve ihsanı sınırsızdır.

Kaynak: Hadislerle İslam Cilt:3 Sayfa:44-45-46-47

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.