Sapık düşüncelerinden kurtulmak isteyen bir insan ne yapmalıdır?

Sponsorlu Bağlantı

Bir Mütesellim demiş ki; Elimde yeteri kadar bir kaldıraç kuvveti olsa yer küresini yerinden oynatırım. Kanaatimizce her mütedeyyin kişi de şunu diyebilmelidir:  Kalbimde yeteri kadar iman bulsam yer küresi kadar büyük sıkıntıları yerinden oynatırım. Bu konuda sözü fazla felsefi boyutlarıyla uzatmadan birkaç madde halinde bazı kaldıraçları göstermekte fayda görüyoruz.

sapik-dusuncelerden-kurtulma

Her şeyden önce sapık düşünceyi iyi teşhis etmek gerekir. Bu gerçekten akıl ve beynimizden çıkan bir sorun mu yoksa zihnimizden gelip geçen hayal ve tasavvurlar mıdır? Bilindiği gibi dile dökülmeden içten tasavvur edilen bir sevgi gerçek sevmeyi ifade etmediği gibi küfrün tasavvuru da küfür değildir. Bir vazonun içerisindeki bir yılanın elimiz vazoya dokunsa bile ısırması söz konusu olmadığı gibi hayal ve tasavvuf ekranında beliren küfür ve sapıklık yılanı da sahibini ısırmaz.

Şayet söz konusu sapık düşüncenin bir tasavvur değil gerçek bir hastalık olduğuna karar verirsek bu takdirde bunun kaynağını bulmamız gerekir ki ona göre tedavi edebilelim. Denilebilir ki bu gibi şüphelerin sapık düşünce akımlarının kaynağı cehalettir. Öyleyse bunu tedavi etmek gerekir. Bir nezleden ötürü doktora başvurmayı gerekli gören bu asrın insanının ebedi hayatının mahvına çalışan pozitivist ve materyalist felsefe akımlarının meydana getirdiği değişik dalalet ve sapıklık hastalığından ötürü bilge doktora müracaat etmemek büyük bir gaflettir. Bu doktor, kitaplar olduğu gibi bizzat bilgisine güvendiğiniz kişiler de olabilir. Bir yandan ilgili manevi hükümlere başvururken diğer taraftan da bu şüphelerden kurtarması için Allah’a yalvarmak lâzımdır.

Allah insanların herhangi bir konuda samimiyetini ölçmek için onun o kulundaki ısrarını, ciddiyetini test eder. Bu sebeple yakarışlarıma, yalvarışlarıma bir karşılık göremedim deyip acele etmemek gerekir. Şayet bu sapkınlık inançla ilgili değil de günahlarla ilgili bir sorun ise bunun ilacı imanı güçlendirmek, dünyanın 1 dakikalık haram bir zevkinin neticesi yıllarca vicdan azabı duymak olduğunu bilmek, ölüm gerçeğini dünyanın faniliğini ahiret hesabını sık sık hatırlamaktır. Kötü çevreyi iyi çevreyle değiştirmek, tövbe edip Allah’tan bağışlanmayı dilemek, özellikle 5 vakit namazı vaktinde, mümkünse cemaatle kılmak yanlıştan doğruya götüren bir kavşak olarak düşünülebilir.

Bu konuda birkaç hadis-i şerif şöyledir:
(Kur’an okumak ve Allah’ı zikir, imanı kuvvetlendirir.) [Deylemî]

(Müslüman cömerdin imanı kuvvetlidir.) [Deylemî]

(Allah korkusundan dolayı harama bakmayan, imanının tadını alır.) [Taberanî]

(Üç şey imanın tadını artırır: Allah ve Resulünü her şeyden çok sevmek, kendisini sevmeyen Müslümanı Allah rızası için sevmek ve Allah’ın düşmanlarını sevmemek.) [Taberanî]

(İyilik edince sevinen, günah işleyince üzülen imanlıdır.) [Taberanî]

(Abdestini tazeleyenin imanı tazelenmiş [parlamış] olur.) [İ. Gazalî]

(Kur’an okumak ve zikir imanı kuvvetlendirir.) [Deylemî]

(Nerede olursa olsun Allahü teâlâyı unutmayanın, imanı kuvvetlidir.) [Beyhekî]

Sabah ve akşam şu duayı okuyan şirkten korunur ve imanı kuvvetlenir:
(Allahümme innî e’ûzü bike min en-üşrike bike şey-en ve ene a’lemü ve estağfirü-ke li-mâ lâ-a’lemü inneke ente allâmülguyûb.) [İ. Ahmed]

Bir işi, şöyle yaparsak dünya menfaatimizin olacağı, başka türlü yaparsak âhiret menfaatimizin olacağı biliniyorsa, biz de âhiret menfaatini seçebiliyorsak, imanımızın kuvvetli olduğu, dünya menfaatini tercih ediyorsak imanımızın zayıf olduğu anlaşılır. Bütün ibadetler, alışverişler, her iş, Allah rızası için yapılıyorsa, imanı korur ve kuvvetlendirir, parlatır. İmanı korumak için, ihlâsla ibadet yapmak gerekir. Bunlar kalbi parlatır. İhlâsla büyüklerle irtibat kurmak, mesela sohbetlerinde bulunmak, kitaplarını okumak, onları düşünmek de kalbi parlatır. Kalbi parlayan, imanını korur.

Evliyanın menkıbelerini okumak, dinlemek muhabbeti artırır. Eshab-ı kiramın menkıbeleri, imanı kuvvetlendirir, günahları eritir. (Evliyalar Ans.)

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.