Takvim Yazısı – Aşure Günü Hakkında Bilgiler

Sponsorlu Bağlantı

Aşure Günü Nedir? 

Hz. Nuh (Aleyhisselam )’in tufandan sonra, gemisinde kalan erzakların tamamını kazana katıp pişirmesinden ortaya çıktığı rivayet edilen aşure aşı, Osmanlılar döneminde sarayda da pişirilmiş, “aşure testisi” adı verilen özel kaplarla da saray dairelerine ve halka birkaç gün süreyle dağıtılmıştır. Aşure bugün de adet olarak devam etmektedir. Başta komşuluk ilişkileri olmak üzere pek çok alanda sosyal kaynaşmaya vesile olan ve ” aşure günü infakta bulunun” hadisine uygun bir tarz olan bu uygulamanın teşvik edilmesinde ve yaygınlaşmasında tarifsiz faydalar var. Aşure Günü oruç tutmak sünnettir.

Aşure Günü Ne Zamandır?

“Allah’ın ayı Muharrem” olarak bilinen Muharrem (Şehrullahi’l-Muharrem) ayı, İlâhî bereket ve feyzin, Rabbanî ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı aylardan biridir. Aşure günü bu mübarek ayın 10. Günüdür. Bugüne “Aşure” denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu günü olmasındandır. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

ÂŞÛRÂ GÜNÜ OLMUŞ VE OLACAK BAZI MÜHİM HADİSELER

Muharrem ayının onuncu günü Aşûrâ günüdür. Aşûrâ gününde çok büyük ve mühim hâdiseler meydana gelmiştir. Fakîh Ebu’l-Leys Hazretleri’nin Tenbîhü’l-Gâfilîn kitabında rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte, Aşûrâ günü meydana gelen hâdiselerden bâzıları şunlardır:

  1. Gökler ve yer yaratılmış,
  2. Adem aleyhisselâmın tevbesi kabul edilmiş,
  3. Nûh aleyhisselâmın gemisi karaya oturmuş,
  4. Mûsâ aleyhisselâm, Firavun’un şerrinden kurtulmuş ve Firavun helâk olmuş,
  5. İbrâhim Aleyhisselâm dünyâya gelmiş ve ateşten kurtulmuş,
  6. Eyyûb aleyhisselâm hastalıktan şifâ bulmuş,
  7. Yûnus aleyhisselâm balığın karnından kurtulmuş,
  8. Süleyman aleyhisselâma saltanat verilmiş,
  9. Hz. Hüseyin (r.a.) şehîd edilmiştir.
  10. Kıyâmet de Aşûrâ günü kopacaktır.

MUHARREMİN 9. VE 10. GECELERİ

Muharremin 9’uncu ve 10’uncu geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır.

Yine 9’uncu ve 10’uncu geceleri teheccüd vaktinde Allâh rızâsı için 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte Fâtiha-i şerîfeden sonra 50’şer İhlâs- ı şerîf okunur.

Bu günlerde Hatm-i Enbiyâ’ya devâm etmelidir. Bilhassa 9’uncu günü akşamı, (yâni 10’uncu gecesi) Hatm-i Enbiyâ yapılması çok fazîletlidir. (Hatm-i Enbiyâ’nın nasıl yapıldığı, Duâ ve İbâdetler isimli kitabımızda târif edilmiştir.)

Muharrem ayı içerisinde mümkün olduğu kadar çok istiğfâr etmelidir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Muharrem ayının onuncu (Aşûrâ) günü; önceki bir gün yâhut sonraki bir gün ile birlikte oruç tutmak sünnettir.

Yalnız Aşûrâ günü oruç tutmak tenzîhen mekruhtur. Hadîs-i şerîfte,

“Âşûrâ orucunu tutunuz ve ona dokuzuncu yâhut on birinci günü ilâve ederek Yahûdilere muhâlefet ediniz, onlara benzemeyiniz.”

buyurulmuştur.

ÂŞÛRÂ GÜNÜ NELER YAPILIR?

  • O gün, eve ufak-tefek erzak alınırsa, bir sene boyunca evde bereket olur.
  • En az on Müslümana birer selâm veya bir Müslümana on defa selâm verilir.
  • Fakir fukarâ sevindirilir.
  • O gün gusledenler, bir sene ufak-tefek hastalık görmezler.
  • 10 defa şu duâ okunur: “Sübhânallâhi mil’el-mîzân ve müntehe’l- ılmi ve mebleğa’r-rızâ ve zinete’l-arş.”
  • Aşûrâ gününe mahsus olmak üzere kuşluk vaktinde 2 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha, 50 İhlâs-ı Şerîf okunur.

Namazdan sonra da şu salevât-ı şerîfe 100 defa okunur: “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve Ademe ve Nûhın ve İbrâhîme ve Mûsâ ve Isâ vemâ beynehüm mine’n-nebiyyîne ve’l-mürselîn. Salevâtü’llâhi ve selamühû aleyhim ecmaîn.”

  • Öğle ile ikindi arasında 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 1 Fâtiha, 50 İhlâs-ı Şerîf okunur. Namazdan sonra:

70 istiğfâr-ı şerîf, 70 salevât-ı şerîfe, 70 defa da “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyil-azîm” denilir. Sonra da ümmet-i Muhammed’in hidâyeti ve halâsı, kurtuluşu için duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

ÂŞÛRÂ GÜNÜNÜN FAZİLETİ

Muharrem ayının onuncu; Aşûrâ gününde itaat ve ibadet edenlere Allâhü Teâlâ çok büyük sevablar ihsan eder.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Her kim Aşûrâ günü çoluk- çocuğuna cömert davranırsa, Allâhü Teâlâ senenin tamamında ona rızık genişliği verir.” buyurmuştur.

Tâbiînin büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî (r.a.) (v. 161) “Biz bunu elli sene tatbik ettik, rızık genişliğinden başka bir şey görmedik.” demiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret buyurduğunda Yahûdilerin âşûrâ günü oruç tuttuklarını gördü ve “Bu ne orucudur?” diye sordu.

“Bu gün büyük bir gündür. Bugün Allah Azze ve Celle’nin İsrâiloğullarını Firavundan kurtardığı gündür. Mûsâ (a.s.) (Allâh’ın bu lutfuna şükür için) oruç tutmuştur. (Biz de tutarız)” dediler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Biz Mûsâ(nın sünnetini ihyâ)ya sizden daha lâyığız.” buyurdu da o gün oruç tuttu ve ashaba da tutmalarını emreyledi. Böylece âşûrâ orucu vacib oldu. Ancak Ramazan orucu farz kılındıktan sonra âşûrâ günü oruç tutmak müstehab olmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) âşûrâ günü oruç tutup ashabına da tutmalarını emrettiğinde;

“Yâ Resûlallâh! Yahudi ve Hıristiyanlar o güne hürmet ediyorlar.” dediler.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.);

“Öyle ise gelecek sene -inşaallâhü Teâlâ- dokuzuncu günü(yle beraber) tutarız.” buyurdular. Ancak gelecek sene Muharrem ayı geldiğinde Resûlüllâh (s.a.v.) âhirete irtihal buyurmuşlardı.

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.