Takvim Yazısı – Yemek Adabı


YEMEK ADABI

Toplu yemek yenirken yaşça büyük olandan evvel yemeğe başlanmaz.

Amir mevkiinde olan kimse önce başlayabilir. Yemekte hayırlı ve güzel şeylerden konuşulur.

Sofrada yanındakine yumuşak davranır. Kimseye yemesi için yemin vermez. Ancak üç defa “ye” diyebilir.

Sofrada yediklerine bakmak, az yediğini göstermek için sofradakilerden önce elini yemekten çekmek gibi topluluğun hoşuna gitmeyecek şeyleri yapmamalıdır.

Davet olunmadığı yemeğe gitmek uygun olmaz. Ancak yemek sahibi gelmesinden memnun olacak ve sevinecek bir kimse ise gider. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebûbekr ve Hz. Ömer (r.anhüma) acıktıkları bir vakitte Ebû’l-Heysem Teyyihan ve Ebû Eyyûb el- Ensârî’nin (r.anhümâ) evlerindeki yemeğe gitmişlerdi. Bir kişiye iki şey verildiğinde en çok hoşuna gideni seçer. Miafire “dilediğinizden yiyiniz” demekte mahzur yoktur. Hatta bunda çok sevap vardır.

Miafire “yemek hazırlayayım mı” diye sormaz. Uygun olan, sofrayı hazırlamaktır. Yerse yer, yemezse kaldırır.

Evine bir miafir geldiğinde elinde bulunandan ikram eder, zorlanacağı şeyleri hazırlamaz. Zira Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

“Miafir için külfete girmeyiniz. Olur ki ona karşı hoşnutsuzluk hissedersiniz. Miafiri sevmeyen, Allâh’ı sevmemiş olur, Allâh’ı sevmiyeni Allâh da sevmez.”

Nâfile oruç tutan kimse miafirlikte yemek ikram edilirse yer. Eğer yemekte haram şüphesi varsa yahut ev sahibi kötü ahlâklı, zâlim, bidat sahibi veya daveti övünmek için yapıyorsa oradan uzak durur. Davete iştahını gidermek için değil de Resûlullah’ın (s.a.v.) sünnetine uymaya niyet ederek gider. Davet olunduğu evden sahibinin izniyle çıkar.

 

YEMEK ADABINDAN BAZILARI

Yemekte dört şey farzdır:

1-  Helal olandan yemek,

2-   Yediği şeylerin Allâhü Teâlâ’nın ikramı olduğunu bilmek,

3-   Allâhü Teâlâ’nın verdiği rızka razı olmak,

4-       Bu rızıktan elde ettiği kuvveti Allâhü Teâlâ’ya isyanda kullanmamak.

Yemekte dört şey sünnettir:

1-  Başlarken besmele çekmek,

2-   Sonunda Allâhü Teâlâ’ya hamd etmek,

3-   Yemekten önce ve sonrasında elleri yıkamak,

4-   (Yer sofrasında) Otururken sağ ayağını dikip sol ayağının üzerine oturmak.

Yemekte dört şey adabtandır:

1-   Önünden yemek,

2-   Lokmaları küçük almak,

3-   Lokmayı iyice çiğnemek,

4-   Başkasının lokmasına bakmamak.

Yemekte iki şey şifadır:

1-   Sofraya dökülen kırıntıları yemek,

2-   Tabağını bitirmek (sünnetlemek).

Yemekte iki şey mekruhtur:

1-  Yemeği koklamak,

2-   Yemeğe üşemek.

Yemeği sıcak yememek, soğumasını beklemek lazımdır. Sıcak yemek lezzetlidir. Fakat bereket soğuk yemektedir. Acıkmadan yememeli, doymadan kalkmalıdır. Yemeğe azıcık tuz ile başlamalı ve tuz ile bitirmelidir. Meyveleri, çekirdek ve kabuklarıyla bir tabağa koymamalı.

Yemekten sonra yemeğin kırıntılarını toplamak ve sofradan kalktıktan sonra dişlerini temizlemek müstehaptır.

Allâhü Teâlâ’nın rızasına kavuşmak isteyen akıllı kimsenin, azığını gıdasını helalden temin etmesi ve nimetleri veren Allâhü Teâlâ’ya çok şükretmesi lazımdır.

ÇOK YEMEK HER HASTALIĞIN BAŞIDIR

Allâhü Teâlâ A’raf sûresinin 31. âyetinde “…Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Şüphe yok ki, o (Allah) isrâf edenleri sevmez.” buyurmuş, nimetlerinden meşru şekilde istifade edilmesini, fakat israftan kaçınılmasını emretmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

  • “İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir.

Mutlaka yemesi gerekirse, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye, üçte birini de nefes alıp vermeye (havaya) bırakmalıdır.”

  • “Dünyada karnını iyice, tıkabasa dolduranlar ahirette en çok açlık çekeceklerdir.”
  • “Allâhü Teâlâ’ya en sevimli olanınız, yemesi en az olanınız ve bedeni en hafif olanınızdır.”
  • “Ümmetim için en çok korktuğum şeyler, şişmanlık, çok uyumak, tembellik, iman zayışığıdır.”
  • “Kişi az yemek yerse, kalbi nur ile doldurulur.”

Hz. Ömer (r.a.) şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Çok yemekten sakınınız. Çünkü o, namazda tembelliğe sevkeder, vücutta hastalığa ve yorgunluğa sebep olur.”

  • İbrahim en-Nehaî (rh.) buyurdular:

“Sizden öncekiler üç sebepten helâk oldular: (Faydasız) çok konuşmak, çok yemek ve çok uyumak.”

Araplar arasında söylenen bir söz:

“Midesine yemek eken, yorgunluk ve hastalık toplar.”

ÇOK YEMENİN ZARARLARI

Çok yemenin altı zararı vardır:

1-  Kalbinden Allah korkusu gider.

2-      Kalbinden, mahlûkata, yaratılmışlara karşı merhamet hissi kaybolur. Zira o, herkesi tok zanneder.

3-  Allâhü Teâlâ’ya ibadetlerinde gevşeklik olur.

4-   Hikmetli bir söz duyduğu zaman kalbinde bir yumuşama hissetmez.

5-   İnsanlara söylediği hikmetli sözler insanların kalbine tesir etmez.

6-   Hastalıklara sebep olur.

YEMEK YEMENİN HÜKÜMLERİ

Vacip: Hayatı devam ettirecek kadar ve namaz kılmaya, oruç tutmaya gücü yetecek kadar yemek.

Müstehap: Nafileleri edâ edecek ve geçimini temin etmeye gücü yetecek kadar yemek.

Caiz: Midesinin üçte birini dolduracak kadar yemek.

Mekruh: Midesinin üçte birinden fazlasını dolduracak kadar yemek.

Haram: İnsana zarar verecek kadar, yani tıka basa yemek.

 


Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Sosyal Medya Haberleri
Kadın sitesi