Takvimlerde Yazan Güzel Hadisler

Sponsorlu Bağlantı

Bu yazımızda sizler için 2014 yılı takvimlerinde yer alan Hadis-i Şerifleri derledik. 2014 yılı takviminde hangi Hadisler var bu yazımında bulabilirsiniz.

2014 YILI TAKVİMİNDE YER ALAN HADİSLER

“Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlanmayan her (meşrû’ ve mübâh olan) iş bereketsizdir.”

“Kim amelinde ve itikadında ihlaslı olduğu halde Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah; yani; Allâh’tan başka ilah yoktur, Muhammed Resûlullah’tır; Allâhü Teâlâ’nın peygamberi’dir’ derse cennete girer.”

“Ümmetim dalâlet üzerine toplanmaz. İslam cemaati Allâhü Teâlâ’nın muhafazasındadır. Kim İslam cemaatinden ayrılırsa cehenneme ayrılmış olur.”

“Müslüman bir kul, kabirde suâl olunduğu zaman Allâhü Teâlâ’dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed aleyhisselâmın Allâh’ın resûlü olduğuna şehâdet eder.”

“Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemeği yediriniz, sıla-i rahim yapınız, insanlar uykuda iken geceleri namaz kılınız ki cennete selâmetle girebilesiniz.”

“(Hakîkî) zenginlik, mal çokluğundan değildir. (Hakîkî) zenginlik ancak nefis zenginliği (kanâat etmek)dir.”

“Ey Ebû Bekir! Muhakkak sen ümmetimden cennete ilk girecek kimsesin.”

“Benim birçok ismim vardır: Ben Muhammed’im, ben Ahmed’im, ben Mâhî’yim ki Allah benimle küfrü mahvedecektir.

“Hiç ölmeyeceğini zanneden kimse gibi (dünya için) çalış. Yarın öleceğinden korkan kimse gibi de (dünyâdan) sakın.”

“Müslüman kişinin, -günâh ile emrolunmadığı müddetçe- hoşuna giden veya gitmeyen bütün hususlarda, (âmirlerini) dinleyip itâat etmesi vaciptir.”

“Ümmetimden Hak üzere mücadele eden bir topluluk (kıyamete kadar) yok olmaz, daima mevcud olur. Hatta onların âhiri (sonuncusu) Mesih Deccali öldürür.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Ölüm gelmeden önce ölüme hazırlan.”

“Bir kişi öldüğü zaman melekler ‘(âhiret için) hangi sâlih amelleri hazırladı?’ derler. İnsanlar da ‘(mal, mülk olarak) ne bıraktı?’ derler.”

Resûlallâh (s.a.v.) “Allâhü Teâlâ, bir kuluna hayır murad ettiği zaman ölmeden önce onu temizler” buyurdular. “Yâ Resûlallâh! Kulun temizlenmesi nasıl olur,” denildi. “Allâhü Teâlâ ona sâlih bir amel ilhâm eder de o kul o ameli işlerken ruhunu alır.” buyurdular.

“Nefsim kudretinde olan Allâhü Teâlâ’ya yemîn ederim ki, ben kendisine (anasından) babasından, evlâdından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça hiçbiriniz (hakîki îmân ile) îmân etmiş olmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)

“İlim öğrenmek Allâhü Teâlâ katında (nafile) namaz, oruç, hac ve Allah yolunda cihaddan daha faziletlidir.” (Hadîs-i Şerîf, Kenzü ‘l-Ummâl)

“Îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (hakkıyla) iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size bildireyim mi? Aranızda selâmı yayınız!”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Duyduğu her şeyi söylemesi, kişiye günah olarak yeter.”

“Allâhü Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm(i okuyup onunla amel etmeleri) sebebiyle bazı kavimleri yükseltir, bazılarını da (Kur’ân’la amel etmemeleri sebebiyle) alçaltır.”

“İnsanlara öğretmek için ilimden bir meseleyi öğrenen kimseye yetmiş sıddîk sevabı verilir.”

“Ebû Bekir’in imanı yeryüzü halkının imanı ile tartılsa elbette onların imanından ağır gelir.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Duâ ibâdetin ta kendisidir.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Fâtihâ sûresi her derde şifadır.”

“Kim mü’min kardeşine ikrâm ederse, Allâhü Teâlâ’ya hürmet etmiş olur.”

“Bir kimse bir ağaç diker de o ağaç yetişip olgunlaşırsa, Allâhü Teâlâ o ağaç sebebiyle o kimse için cennette bir ağaç diktirir.”

Hiçbir Müslüman yoktur ki, ağaç diksin, yâhud ekin eksin ve mahsûlünden insan veya hayvan yesin de kendisi (sevâbından) istifade etmiş olmasın! Elbette o Müslümana ektiğiyle, diktiğiyle sevap verilir.

Resulullah (s.a.v.) “Girmek istemeyen müstesna, bütün ümmetim cennete girer.” buyurdular. ‘Yâ Resûlallah kim istemez?’ dediler. “Kim bana itaat ederse cennete girer, kim bana isyan eder; emrettiklerimi yapmazsa cennete girmeyi istememiş olur.” buyurdular.

Allâhü Teâlâ ümmetimden bir kimseye hayır murâd ederse onun kalbine Ashâbımın sevgisini verir.”

“Allâhü Teâlâ’ya yaklaştıran ilmi arttırmadığım bir gün bana gelirse o günün güneşinin doğmasında benim için bereket yoktur.”

“Kıyâmet gününde insanların Allâhü Teâlâ’ya en sevgili olanı ve Allâh’ın rahmetine en yakın makam ve mecliste bulunanı adâletli idarecidir.”

Peygamber Efendimiz aleyhisselam buyurdular:”Namaz, dînin direğidir.”

“Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “İmanınızı yenileyiniz.” buyurdular. “Yâ Resûlallah! İmanımızı nasıl yenileriz” denildi. “Lâ ilâhe illallâh sözünü çok tekrar ederek.” buyurdular. (

“Önde gelenler (İslâmiyet’i kabul etmekte başkalarını geçenler) dörttür: Ben Arab’ın önde geleniyim, Suheyb Rûm’un, Selmân Fars’ın, Bilâl de Habeş’in önde gelenidir.”

“Kim farz namazların arkasında Âyetü’l-Kürsî’yi okursa o kimse, diğer namaza kadar Allâh’ın zimmetinde (himâyesinde)dir.”

“Kim, (işlediği) bir günâh sebebiyle (din) kardeşini ayıplarsa, o günâhı işlemedikçe ölmez.”

Zengin kişinin borcunu ödemeyi geciktirmesi bir zulümdür.

Selman-ı Fârisî (r.a.) rivayet etti: “Dünya mü’minin (âhiretteki ebedî nimetlere göre) zindanı, kâfirin de (âhiretteki azâbına göre) cennetidir.”

“Kişi ana-babasına duâyı terk ettiği zaman rızkı kesilir, daralır.”

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) hiçbir yemeği, hiçbir zaman ayıplamamış-yermemiştir. O, bir yemekten hoşlanırsa yer hoşlanmazsa yemezdi.

“Benim sözümü işitip belledikten sonra işittiği gibi başkasına ulaştıranın Allah yüzünü ağartsın.”

“Peygamberlerin evveli Âdem (as), âhiri de Muhammed(s.a.v.)’dir.”

“Rabb’inden, dünyâ ve âhirette af ve âfiyet iste. Af ve âfiyet verildiği zaman felâh bulur; muradına -Allâh’ın rızâsına- erersin.”

“Çok yemek, hastalığın başıdır, az yemek de tedavinin başıdır.”

“Mekke’de bir taş biliyorum. Peygamber olarak gönderilmeden önce bana selam verirdi. Ben hâlâ o taşı biliyorum.”

“Sizden her kim kendisi, çoluk çocuğu hakkında korkudan emniyette, sıkıntı ve hastalıklardan âfiyette olursa, yanında da günlük yiyeceği bulunursa, sanki dünya kendisine verilmiş gibi olur.”

Bir kişi “Yâ Resûlallâh! İnsanların en hayırlısı kimdir?” diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Ömrü uzun ve ameli güzel olandır.” buyurdular.

“Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şâyet yemeğin başında unutursa, (hatırladığı zaman) ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî’ desin.”

“İlim öğrenmek Allâhü Teâlâ katında (nafile) namaz, oruç, hac ve Allah yolunda cihaddan daha faziletlidir.”

“Şüphe yok ki Allâhü Teâlâ kadınlara karşı iyilikte bulunmanızı sizlere emir ve tavsiye eder. Çünkü onlar(ın bazıları) sizin analarınız, kızlarınız ve teyzelerinizdir.”

“Cemâatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmi yedi derece daha fazîletlidir.”

“Vallâhi ben, günde yetmiş defadan çok Allâh’tan mağfiret diliyor ve ona tevbe ediyorum.”

Peygamber Efendimiz aleyhissellam buyurdular:”Allah yolunda cihad eden kimseye cennet vâcib olur.”

Peygamber Efendimiz aleyhissellam buyurdular: “Koğuculuk yapan (laf taşıyan) kimse cennete giremez.”

“Bedir harbi sırasında Cibrîl aleyhisselam Resûlullâh’a (s.a.v.) geldi de “Yâ Resûlallâh, içinizdeki Bedir kahramanlarını ne mertebede sayarsınız?” diye sordu. Resûlullâh (s.a.v.) “Müslümanların en fazîletli sîmâları sayarız” buyurdular…”

“Sana emânet edenin emânetini ver, sana hıyanet edene sen hıyânet etme.”

“Bir kimseye, ilim olarak Allâhü Teâlâ’dan korkması yeter. Cehâlet olarak da ilmini beğenmesi yeter.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Câhilliği bırakıp faziletli olan ilmi öğrenene ne mutlu!”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “İnsanın hatalarının birçoğu dilindendir.”

“Kim Kur’ân-ı Kerîm’i okursa onun karşılığını Allâh’dan istesin. Muhakkak yakında öyle topluluklar gelecek ki, Kur’ân-ı Kerîm okuyacaklar ve onun karşılığını insanlardan isteyecekler.”

Her nerede bulunursan bulun Allâhü Teâlâ’dan kork. İşlediğin bir günahın arkasından hemen güzel bir amel işle ki o günahı silsin. İnsanlara da güzel ahlâkla muamele et.”

Peygamber Efendimiz aleyhissellam buyurdular: Lokman aleyhisselâmın şöyle buyurduğu bana ulaştı: “Sıhhat gibi zenginlik, gönül huzuru gibi nimet yoktur.”

“Sizin fetvâya, (yâni; dînî meselelere dâir cevap vermeye) en fazla cüret göstereniniz ateşe atılmaya en cüretkârınızdır.”

“Günah işleyen bir kul hemen kalkıp güzelce abdest alır ve iki rek’at namaz kılar günahından dolayı Allâh’a istiğfar ederse Allâhü Teâlâ onu elbette bağışlar.”

“Her âlimin sohbetinde bulunmayınız, ancak beş şeyden beş şeye; şekden yakîne, kibirden tevazua, düşmanlıktan nasihate, riyadan ihlâsa, (dünyaya) rağbetten zühde davet eden âlimlerin sohbetinde bulununuz.”

“İbâdetin en kolay ve bedene en hafif olanını size haber vereyim mi? Susmak (boş ve faydasız konuşmamak) ve güzel ahlâk.”

“Muhakkak ki ahmak cehaleti sebebiyle fâcirin günahından daha büyüğünü işler.”

Hz. Ebubekir (RA) buyurdu ki: “Muhammed’in (SAV) Ehl-i beytini gözetiniz (onlara eziyet ve kötülük etmeyiniz).”

“Cebrâil (as.) komşu (hakkı) husûsunda bana o kadar tavsiyede bulundu ki, komşuyu komşuya vâris kılacak zannettim.”

“Üç duâ vardır ki, bunlar kabul edilir, bunda hiç şüphe yoktur: Mazlumun duâsı, yolcunun duâsı ve (ana ve) babanın evladına duâsı.”

“İnsanlar, mescitler(in binası, zineti) ile birbirine karşı övünmedikçe kıyâmet kopmaz.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Mü’mine zarar veren ve onu aldatan mel’undur.”

“Büyük belaya uğrayıp da sabreden kimsenin, kazanacağı sevab da büyük olur. Allâhü Teâlâ sevdiği bir topluluğu bela ve musibetle imtihan eder. (Sabredip) râzı olanlardan Allâhü Teâlâ da râzı olur; râzı olmayandan Allâhü Teâlâ da razı olmaz.”

“İlim yeryüzünden kaldırılmadan ilim öğrenmeye çalışın. Zira ilmin kaldırılması demek, âlimlerin ölüp dünyadan gitmesi demektir.”

“Bilerek bana yalan isnat eden veya benim emrettiğim şeyi reddeden cehennemde oturacağı yere hazırlansın.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:”Âlimlere ikram ve hürmet ediniz.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Hakîki mücâhid, nefsine karşı cihad edendir.”

“Kendisine bir hadis ulaşıp da onu yalanlayan, şu üç şeyi yalanlamış olur: Allâhü Teâlâ’yı, peygamberini ve o sözü nakledeni.”

“En hayırlı arkadaş, Allâhü Teâlâ’yı zikrettiğin zaman sana yardımcı olan, unuttuğun zaman, Allâh’ı hatırlatandır.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:”Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen senin için sadakadır.”

“Allâhü Teâlâ’ya en sevimsiz olanınız, koğuculuk yapanlar, kardeşler arasını ayıranlar, masum kimsenin suçunu, aybını arayanlardır.”

“İnsanlara teşekkür etmeyen Allâhü Teâlâ’ya da şükretmez.”

“Bir kimseye, kötülük olarak, müslüman kardeşini hakîr görmesi yeter.”

“Bir meseleyi bilen kimse bildiğini söylesin. Bilmeyen “Allâhü a’lem” desin. Zira kişinin bilmediği şeye bilmiyorum demesi de bir ilimdir.”

“Kim Allâh’a ve âhiret gününe îmân ediyorsa ya hayır(lı şeyler) söylesin veya sussun.”

Resûlullâh (s.a.v.) “Hiçbir kişiyi ameli cennete girdirmez.” buyurdular. “Yâ Resûlallâh! Sizi de mi?” dediler. ‘Evet, Allâh’ın fazlı ve rahmeti bürümedikçe yalnız ibâdetim beni de cennete girdirmez.” buyurdular.

“Kim sabah ve yatsı namazını cemâatle kılarsa, iki berâtı olur. Biri nifaktan berât, biri de şirkten berât.”

“Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir heyet geldiği zaman en güzel elbisesini giyer, Ashâbına da böyle yapmalarını emrederdi.”

“Yediklerinizi Allâhü Teâlâ’yı zikir ve namaz ile eritiniz. Yemek yedikten sonra (hazmetmeden) yatmayınız. Yoksa kalbleriniz katılaşır.”

“Dört kişi vardır ki, onların sevgisi münâfığın kalbinde toplanmaz ve onları ancak mü’min sever. Bunlar Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali’dir.” (Radıyallâhü Anhüm)

“Günahlardan hicret et, onları terk et. Zira bu, en faziletli hicrettir. Farzlara devam et. Zira bu cihadın en faziletlisidir. Allâhü Teâlâ’yı çok zikret. Çok zikirden daha sevimli bir şeyle Allâhü Teâlâ’nın huzuruna çıkamazsın.”

“Kör, gözü görmeyen kimse değildir. Asıl kör basîreti olmayan kimsedir.”

“Selmân-ı Fârisî (r.a.) buyurdular: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), müsafir ağırlamakta külfete girmekten bizleri nehyetti.”

“Kim mescidden (insanlara) eziyet veren şeyi çıkarırsa, Allâhü Teâlâ, onun için cennette bir köşk inşâ eder.”

“Allâhü Teâlâ nezdinde sözlerin en sevimlisi dörttür: Sübhânallâhi, velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhu, vallâhü ekber.”

“Haram aylar (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb ayın)dan üç gün; perşembe, cuma, cumartesi oruç tutana, Allâhü Teâlâ dokuz yüz senelik oruç sevâbı yazar.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Bir sıkıntı içine düştüğünüz zaman Hasbünallâh ve ni’me’l-vekîl’ deyiniz.”

“İnsanlara hayırlı şeyleri öğrettiği halde kendisini unutan âlim, insanları aydınlattığı halde kendini yakan bir mum gibidir.”

“Kul şu üç şeyle dünya ve âhirette birçok nimete kavuşur: Belaya sabretmek, kaza-kadere razı olmak, bollukta dua etmek.”

“Allâhü Teâlâ, kulunu helâl rızık uğrunda yorulmuş görmeyi sever.”

“İlim öğretiniz, fakat sert davranmayınız. Muhakkak yumuşak huylu muallim (hoca) sert davranandan daha hayırlıdır.”

“Allâhü Teâlâ’nın, insanların ihtiyaçları için yarattığı kulları vardır. İnsanların ihtiyaçlarını onlar vâsıtasıyla karşılar. Bunlar kıyâmet gününün dehşetinden emîndirler.”

“Anne babasına iyilik yapan kimseye ne mutlu! Allâhü Teâlâ onun ömrünü arttırır.”

“Allâhü Teâlâ’nın halkı görüp gözetmek üzere vali (idâreci) kıldığı kul, güzel nasihat ve idaresi ile halkı muhâfaza etmez (onlara zulüm eder)se elbette cennet kokusu koklayamayacaktır.”

“Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yanına gelen bir kimseye “Sana Kur’ân-ı Kerîm’in en faziletli sûresini bildireyim mi?” buyurdular ve ‘Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemin’ (Fâtihâ sûresini) okudular.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kişi, ilmiyle amel etmedikçe (hakiki) âlim olamaz.”

“Ümmetimin en fazîletli ibadeti, (mushafa) bakarak Kur’ân-ı Kerîm okumalarıdır.”

“Bana en sevimli ve kıyâmet günü bana en yakın makamda bulunacak olanınız ahlâkı en güzel olanınızdır.”

“Allâhü Teâlâ nezdinde arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına hayırlı, faydalı olandır.”

Mevsimi “Ümmetimden dâima din düşmanlarına karşı gâlib ve muhâlifleri kendilerine zarar veremeyen bir topluluk, kıyâmete kadar hiç eksik olmayacaktır.”

“Resûlullah (s.a.v.) hastalandığı zaman Muavvizât’ı (İhlâs, Felâk ve Nas Sûreleri) okuyup mübarek ellerine üşer ve eliyle bütün vücudunu sıvazlardı.”

“Kibirden sakının! İblis’in Âdem’e (a.s.) secde etmesine mânî olan kibirdir.”

“İnsanları güldürmek için konuşup da yalan söyleyene yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun.”

“Allâhü Teâlâ nezdinde komşuların en hayırlısı, komşusuna hayırlı, faydalı olandır.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Size bir müsafir geldiği zaman ona ikramda bulununuz.”

“Kulun günâhları çoğalıp bunlara keffâret olacak ameli de bulunmadığı zaman, Allâhü Teâlâ günâhlarına keffâret olması için ona hüzün ve keder verir.”

“Kim soğan, sarımsak ve pırasa yerse (ağzında bunların kokusu olduğu halde) bizim mescidimize yaklaşmasın. Zira melekler de insanların rahatsız olduğu şeylerden rahatsız olurlar.”

“Kostantîniyye (İstanbul) elbette fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan; o asker ne güzel askerdir!”

“Bir sahabî Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.)gelip, ‘Yâ Resûlallah! Ben Kulhüvâllahü ehad sûresini okumayı seviyorum,’ dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ‘ona olan sevgin, seni cennete götürür.’ buyurdular.”

“Melekler bana salavat okuyana, -okumaya devam ettiği müddetçe- istiğfar ederler.”

“Allâhü Teâlâ’nın verdiği az rızka râzı olanın ve kanaat edenin az (nafile) ameline de Allâhü Teâlâ razı olur.”

“Rabb’iniz birdir, babanız birdir. Arab’ın Acem’e Acem’in Arab’a, beyazın siyaha, siyahın beyaza üstünlüğü ancak takvâ (Allah korkusu) iledir.”

“Ashâb-ı Kirâm: ‘Yâ Resûlallah! Kula verilen en hayırlı şey nedir?’ diye sordular. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘Güzel ahlâktır.’ buyurdular.”

“Her farz namazdan sonra Âyetü’l-Kürsî’yi okuyan kimseyle cennet arasına yalnız ölüm vardır.”

“Kim beni severek ve iştiyakla her gün ve gece üçer kere salevât okursa o gece ve günde işlediği günahları bağışlayacağını Allâhü Teâlâ va’d etmiştir.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Biriniz (Rabb’inden) rızık istediği zaman helâl rızık istesin.”

“Allâhü Teâlâ bu ümmet için her asrın başında dinini tecdid eden; yenileyen bir zât gönderir.”

Kim Âyetü’l-Kürsî’yi yatacağı zaman okursa Allâhü Teâlâ o kimseyi, komşusunu ve mahallesindekileri korur.”

“Kim sabah on defa, akşam on defa bana salevat okursa şefâatime nâil olur.”

“Beş gece vardır ki, bu gecelerde yapılan dualar reddolunmaz. Cuma gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şabân ayının on beşinci yani berât gecesi ve bayram geceleri.”

“Bir kul hastalanır veya sefere çıkar (hastalık ve sefer, mutad nafile ibadetlerine mani olur)sa, o kişiye mukim ve sıhhatli iken işlemekte olduğu ibadetin sevabı gibi sevab yazılır.”

“Biriniz insanlara namaz kıldıracak olursa (kıraati) hafif tutsun. Çünkü içlerinde zayıf, hasta ve yaşlı olan vardır. Tek başına namaz kıldığında (namazını) istediği kadar uzatsın.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Allâhü Teâlâ cömettir, cömertliği sever.”

“Yâ Resûlallâh! Hangi dua icâbet (kabul) olunmaya daha yakındır?” diye soruldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Gecenin son üçte birinde edilen dua ile farz namazlardan sonra edilen dua.” buyurdular.

“Küçük günahlardan bile sakınınız. Zira onlar, kişinin aleyhine toplanıp, büyür de onu helak eder.”

“Allâhü Teâlâ nezdinde, ömrünü İslâm’a hizmette geçiren kimseden (sevap bakımından) daha büyük kimse yoktur.”

“Ekmeğe hürmet ediniz. Muhakkak o, yerin ve göğün bereketin- dendir. Sofradan düşen kırıntıyı kim yerse günâhları mağfiret olunur.”

“Sahûr berekettir. Bir yudum su ile de olsa sahûru terk etmeyiniz. Zîrâ, sahûra kalkanlara Allâhü Teâlâ rahmet ve melekleri de istiğfar ederler.”

“Kullar Ramazan ayında ne (kadar sevâb) olduğunu bilselerdi, elbette ümmetim senenin tamamının Ramazân olmasını temennî ederlerdi.”

Ramazân ayı geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp rahmetini indirir, hatâları siler, bu ayda yapılan duâları kabul eder. Allâhü Teâlâ bu ayda sizin hayırda (birbirinize imrenip) yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine iftihar eder…”

“Oruç, cehennemden (ve bütün fenâlıklardan) koruyan bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu vakit cahillik edip kem (kötü) söz söylemesin. Şâyet birisi onunla itişir ve ona çirkin kelimeler kullanırsa; ‘Ben oruçluyum’ desin.”

“Kim inanarak ve karşılığını Allâh’tan bekleyerek bu ayın orucunu tutar, geceleri kâim olur (terâvih namazı ve sâir nâfile namaz kılar)sa, annesinin onu dünyaya getirdiği gün gibi günahlarından kurtulur.”

“Kim Allâhü Teâlâ’nın kitabından bir âyet dinlerse onun için kat kat sevab yazılır. Kim de Kur’an’ı okursa kıyâmet günü onun için nûr olur.”

“Ramazân-ı Şerîf, sabır ayıdır. Sabrın sevâbı cennettir. Yardımlaşma ayıdır. Ramazan ayında mü’minlerin rızkı artar.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Sadakanın en fazîletlisi Ramazan ayında verilendir.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Yemeği birlikte yiyiniz ve besmele çekiniz. Böyle yaparsanız yemeğiniz bereketlenir… ”

“Kim Allâh’a ve âhiret gününe îmân ediyorsa müsafirine ikramda bulunsun.”

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan onlara kalan sadece susuzluktur. Nice (gece ibâdeti için) kalkanlar vardır ki, onların bundan hisseleri (ancak) uykusuzluktur.”

“Sadaka vermek maldan (bir şey) eksiltmez. Affetmekle ancak kişinin şerefi artar ve bir kimse Allah için mütevâzı (alçak gönüllü) olursa muhakkak Allâhü Teâlâ onu yükseltir.”

“Allah yolunda Ebû Kubeys dağı kadar altın versen israf olmaz. Allâh’a isyanda bir sâ’ (az bir şey) harcasan israf olur.”

“Ayakları Allah yolunda tozlanan kimseyi Allâhü Teâlâ cehennem ateşine haram kılar.”

“Allâhü Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevimlisi (vakit girince) iftar etmekte acele edendir.”

“Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikâf ederdi. Bunu, vefat edinceye kadar böylece devam ettirdi. Resûlullah’tan (s.a.v.) sonra zevceleri (mü’minlerin anneleri) îtikâf ettiler.”

“Kul, üç şeyden dolayı hesâba çekilmez: Sahur yemeği, iftar yemeği ve (din) kardeşleri ile yediği yemeklerdir.”

“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, -oruçlunun sevabından hiçbir şey eksilmeden- onun sevabı gibi sevab alır.”

“Allâhü Teâlâ ümmetime, daha önce hiçbir ümmete vermediği Kadir Gecesi’ni ihsan etti.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak oruçlunun, iftar anında ettiği duâlar reddolunmaz.”

“Oruçlu olan bir kimse bir mü’mini gıybet veya ona ezâ ve cefâ etmedikçe iftar edinceye kadar ibadettedir.”

“Oruç, (sadece) yemeyi ve içmeyi terk etmek(ten ibâret) değildir. Hakîkî oruç, boş, faydasız ve çirkin sözleri terk ederek tutulan oruçtur.”

“Muhakkak bu Ramazan ayı size ulaştı. Bu ayda bin aydan hayırlı (Kadir) Gece(si) vardır. O gecenin hayır ve bereketinden mahrum kalan kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış olur.”

“Hz. Aişe vâlidemiz “Ya Resûlallâh! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilirsem nasıl dua edeyim, haber verir misiniz?” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbü ‘l-afve fa ‘fu annî” diye dua et.” buyurdular.”

“Kim fitreyi bayram namazından önce verirse makbul bir sadaka-i fıtır olur. Bayram namazından sonra verirse diğer sadakalar gibi bir sadaka olur.”

“Aralarında sıla-i rahmi (yakın akraba ile münasebetlerini) kesenlerin bulunduğu topluluğa Allâh’ın rahmeti inmez.”

“Biriniz yolculuğa çıkacağı zaman, din kardeşleriyle (helâlleşip) vedalaşsın. Zira Allâhü Teâlâ, kardeşlerinin duâlarında onun için bereket ihsan eder.

“Sıla-i rahim (akrabayı gözetmek ve ziyâret etmek), güzel ahlâk ve iyi komşuluk memleketleri imâr eder ve ömürleri bereketlendirir.”

“Ey âdemoğlu! Rabbine itaat ettiğin gün kâmil manada akıllı denilmeye lâyık olursun. Ona âsî olma, (yoksa)câhil denilmeye müstehak olursun.”

“Ödemek niyetiyle insanlardan borç alan kimseye Allâhü Teâlâ borcunu ödemeyi kolaylaştırır. Ödememek niyetiyle borç alan kimsenin malını Allâhü Teâlâ itlaf eder. (Aldığı malın hayır ve bereketini göremez.)”

“Kişinin mâlâyaniyi (din ve dünyasına faydasız şeyleri) terk etmesi müslümanlığının güzelliğindendir.”

“Allâhü Teâlâ buyurur: Herhangi bir kulumu gözlerinden mahrum bırakmak sûretiyle imtihân ettiğimde, sabrederse, gözlerine karşılık ona cenneti veririm.”

“Bir hata (günah), gizlice yapılmış olursa zararı yalnız onu yapana aittir. Fakat âşikâr yapılır -da men edilmez- ise zararı herkese dokunur.”

“Cenâb-ı Hakk’a, kulların en sevimlisi, takvâ ehli olup da kendisini gizleyenlerdir.”

“Beş şeyden önce beş şeyi ganîmet, (fırsat) bil; ölümünden önce hayatını, hastalığından önce sıhhatini, meşguliyetinden önce boş vaktini, ihtiyarlığından önce gençliğini, fakirliğinden önce zenginliğini (ganimet bil)”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Amellerin en fazîletlisi sâdık niyettir.”

“İki kimse arasında hüküm verecek olan sakın öfkeli bir halde iken hüküm vermesin.”

“Ümmetimin en şereflileri, Kur’ân okuyup, ezberleyip onunla amel eden ve geceleri ibâdet edenlerdir.”

“Sıkıntı ve üzüntüde Allâhü Teâlâ’nın duâsını kabul etmesi kimin hoşuna giderse bollukta çok dua etsin.”

“İnsanlara öyle bir zaman gelir ki, o devirde kişi, ele geçirdiği malı helalden mi, haramdan mı kazandığına hiç aldırmaz.”

“İnsanların gördüğü yerde namazını güzel kılıp da kimsenin olmadığı yerde dikkat etmeyenin bu yaptığı, namazı hafife almaktır.”

“Gece ibadetine devam edin. Muhakkak bu sizden önceki sâlihlerin âdetidir. Çünkü gece ibadeti, Allâh’a yaklaştırır, haramlardan sakındırır, günahlara keffaret olur ve hastalıkları bedenden uzaklaştırır.”

“Bir kimse kendisine ait olmayan bir şeyi benimdir diye iddia ederse bizden değildir. O kimse Cehennemdeki yerine hazırlansın.”

“Her kim Kur’ân-ı Kerîm’i kendi re’yi (görüşü) ile tefsîr ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.”

“Sizden biriniz hayır işlerse sevabı âhirettedir. Her kim de şer işlerse cezasını dünyada musibetler ve hastalıklar olarak görür.”

“En fazîletli sadaka bir müslümanın ilim öğrenmesi, sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir.”

“Bir kul Allâhü Teâlâ’nın hoşlanmadığı (razı olmadığı) hususlarda borçlanmadığı müddetçe, Allâhü Teâlâ borcunu ödeyinceye kadar (rahmetiyle) onun yanındadır.”

“Muhakkak bu (dînî) ilim dîninizdir, onu kimden aldığınıza dikkat ediniz.”

“Bir adam Peygamber Efendimize (s.a.v.) gelip annesi için haccetmekten sordu. Peygamberimiz “Annenin borcu olsa onu ödermiydin?” buyurdu. “Evet” dedi. “Annen için haccet” buyurdular.”

“Müsâfir rızkıyla gelir; kendisini müsâfir edenlerin günâhlarının temizlenmesine vesîle olarak ayrılır.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kişi sevdiği ile beraberdir.”

“Şarap (içki) bütün kötülüklerin anasıdır. Ve en büyük günâhlardandır.”

“Bana itâat eden Allâh’a itâat etmiş, bana isyân eden, Allâh’a isyân etmiş olur. Emîrime itâat eden, bana itâat etmiş, emîrime isyân eden bana isyân etmiş olur..”

“Akıllı, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kişidir.”

“Müslüman bir kimse kardeşine gıyabında duâ ettiği zaman melekler, ‘âmin, (Allah) sana da bir mislini (versin)’ derler.”

“Birinizin âilesi aleyhine etmiş olduğu yemininde devam etmesi, (yeminini bozup) Allâh’ın farz kıldığı keffâretini vermesinden Allah katında daha günahtır.”

“Salih bir kişiyle oturan attar (güzel kokucu) ile oturan gibidir. Güzel kokudan alamazsanda sana onun kokusundan bir şeyler isabet eder.”

“Bir sahabî Resûlullah’a (s.a.v.) gelip “Yâ Resûlallah! Bana nasihatte bulununuz.” dedi. Resûlullah (s.a.v.) “Öfkelenme” buyurdular. Tekrar tekrar nasihat istedi. Resûlullah (s.a.v.) her defasında “Öfkelenme” buyurdular.”

“Aklın, Allâhü Teâlâ’ya imandan sonra gösterdiği en şerefli şey, insanlarla iyi geçinmektir.”

“Kim âhirete irtihâlimden sonra kabrimi ziyâret ederse, beni hayatımda ziyâret eden kimse gibi olur.”

“Haram bir lokma yiyen kimsenin kırk gün namazı ve duâsı kabul olunmaz.”

“Sizden biriniz, ayakkabısını giyeceği zaman, sağdan başlasın, çıkaracağı zaman da soldan başlasın. Ayakkabı giyilirken sağ ayak, ayakların evveli, çıkarırken de sağ ayak ayakların sonuncusu olsun.”

“Dört zamanda semânın kapıları açılır ve duâlar müstecâb (kabul) olur: Allah yolunda düşman saflarıyla karşılaşıldığı zaman, yağmur yağdığı zaman, namaz kılındıktan sonra, Ka’be görüldüğü zaman.”

“Sizden biriniz hoşuna giden rüya görürse bilsin ki o Allâhü Teâlâ tarafındandır. Bu rüyası üzerine Allâhü Teâlâ’ya hamdetsin ve rüyasını başkasına da anlatsın.”

“Kur’ân’ı öğreniniz ve çocuklarınıza öğretiniz. Muhakkak siz Kurân’dan suâl olunacaksınız ve ona göre amellerinizin karşılığını göreceksiniz. Aklı olana vâiz olarak o (Kur’ân) kâfidir.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak (kâmil) âlimler, peygamberlerin vârisleridir.”

“Kim akşam namazından sonra altı rek’at namaz (evvâbîn) kılarsa, deniz köpüğü kadar da olsa günahları mağfiret olunur.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem: “Hane-i Saadetim ile minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.”

“Kim hayra delâlet ederse, ona, o hayrı işleyenin sevabı kadar sevap vardır.”

“Kim Allah rızası için ana-babasının veya onlardan birisinin kabrini ziyaret ederse (nâfile olarak) mebrûr (makbul) bir hac yapmış gibi olur.”

“-İçinde Allâhü Teâlâ’ya ibadet olunan- günlerin en sevimlisi Zilhicce’nin (ilk) on günüdür. Her bir gününün orucu bir senelik oruca, her gecesinin ihyası da Kadir Gecesi’ni (ibâdetle) ihya etmeye denktir.”

“Resûlullah (s.a.v.) koyun kestiği zaman, ‘Bunu (bir kısmını) Hadîce’nin arkadaşlarına gönderin’ buyururdu.”

“Kim mâli imkân bulup da kurban kesmezse sakın bizim mescidimize, namazgâhımıza yaklaşmasın.”

“Kim Arefe günü oruç tutarsa geçmiş sene ile gelecek senenin (küçük) günahları mağfiret edilir; bağışlanır.”

“Kim gönül hoşluğuyla, sevap umarak kurbanını keserse, (bu kurban) o kimse için ateşten (koruyan) bir perde olur.”

“Ademoğlu, Kurban Bayramı günü Allah için (kurban keserek) kan akıtmaktan daha sevimli bir iş yapmış olamaz.”

“Bir Müslüman kardeşini ziyaret eden kimse, ziyaret ettiği kimseden daha çok sevap kazanır.”

Ademoğlu secde âyetini okuyup secde ettiği zaman şeytan ağlayarak uzaklaşır ve ‘Veyl azabı bana! Ademoğlu secde ile emrolundu ve secde etti. Ona cennet vardır. Ben secde ile emrolundum ama etmedim. Bana da cehennem vardır.’ der.”

“Kim duhâ (kuşluk) namazını iki rek’at kılarsa, gâfillerden yazılmaz. Kim dört rek’at kılarsa, âbidlerden yazılır. Kim de altı rek’at kılarsa, o günde ona günâh erişmez.”

“Bir kimsenin (din) kardeşine üç günden fazla dargın kalması helâl olmaz.”

“Ümmetim yetmiş üç fırka olur. Benim ve Ashâbımın yolu üzere olan fırkadan başka hepsi cehenneme gider.”

“Evlerinizde (nâfile) namaz kılınız. Evlerinizi (namaz kılmayı terk ederek) kabirlere çevirmeyiniz.”

“Allâhü Teâlâ hastalığı ve devayı yarattı. Her hastalık için bir deva verdi. Öyleyse tedavi olunuz. Fakat haram bir şeyle tedavi olmayınız.”

“Kim benden bir hadîs ve onunla beraber bir de salevât yazarsa,yazılanlar okunduğu müddetçe o kişiye sevap yazılmaya devam edilir.”

“Namazın ilk vaktinde kılınmasında Allâh’ın rızâsı vardır, son vaktinde kılınmasında ise Allâh’ın affı vardır.”

“İlmi ile amel eden, malının (ihtiyaçtan) fazlasını infâk eden, boş ve lüzûmsuz sözden dilini tutan kimseye müjdeler olsun.”

“Kim sabah ve yatsı namazını cemâatle kıl(maya devam ed)erse iki berâtı olur: Biri nifaktan berât, biri de şirkten berât.”

“Peygamberimiz (s.a.v.) “Hırsızların en kötüsü namazından çalan kimsedir.” buyurdu. Ashab-ı Kiram “Yâ Resûlallâh! Kişi namazından nasıl çalar” dediler. Peygamberimiz (s.a.v.) “Rükûunu ve secdesini tam yapmaz.” buyurdu.”

“Çok ayıplayan, çok lânet eden, çirkin söz söyleyen ve hayâsız kimse (kâmil) mü’min olamaz.”

“Muhakkak Allâhü Teâlâ, kulunun bir şey yiyip de ona karşılık kendisine hamdetmesinden veya bir şey içip de ona karşılık kendisine hamd etmesinden râzı olur.”

“Haram aylar (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb)den üç gün; perşembe, cuma, cumartesi oruç tutana, Allâhü Teâlâ dokuz yüz senelik (nâfile) oruç sevâbı yazar.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdu: “Kul hüvallâhü ehad sûresini bin defa okuyanı Allâhü Teâlâ cehennemden azad eder.”

“Kıyâmet günü mü’minin terâzisinde güzel ahlâktan daha ağır hiçbir şey yoktur. Muhakkak Allâhü Teâlâ, çirkin sözler söyleyen ve hayâsızlık yapanlara buğzeder.”

“Ramazan ayı orucundan sonra en fazîletli oruç Allâh’ın ayı olan Muharrem ayının orucudur.”

“Bir yerde vefât eden Ashâbım, kıyâmet günü onlar (o belde insanları) için, rehber ve nûr olarak diriltilir.”

“Kim abdestinin sonunda bir kere -İnnâ enzelnâhü fî leyleti’l-kadr- (sûresin)i okursa sıddîklardan olur, iki kere okursa şehîdler dîvânına yazılır, üç kere okursa Allâhü Teâlâ onu peygamberler topluluğu ile beraber haşreder.”

“Çocuklarınızı üç şeyle terbiye ediniz; yetiştiriniz. Peygamberinizi sevmek, onun Ehl-i beytini sevmek ve Kur’ân-ı Kerîm okumak.”

“Ümmetimin en hayırlıları benim içinde bulunduğum asır; Ashâbımın asrıdır. Sonra, Tâbiîn, sonra da Tebe-i Tâbiîn(asrı)dir… ”

“Kim fakir bir kimseye (borcunu ödemesinde) kolaylık gösterirse Allâhü Teâlâ da dünyâ ve âhirette ona kolaylık gösterir.”

“Aşûrâ gününde oruç tutunuz, (Ancak) Yahûdilere muhâlefet ediniz: Bir gün öncesiyle veya bir gün sonrasıyla beraber tutunuz.”

“Aşûrâ gününde oruç tutunuz. O öyle bir gündür ki, o günde peygamberler (aleyhimüsselâm) oruç tutarlardı. O halde siz de oruç tutunuz.”

“Her kim Aşûrâ günü çoluk-çocuğuna cömert davranırsa, Allâhü Teâlâ senenin tamamında ona rızık genişliği verir.”

“Müslüman bir kul, kabirde (Rabbinden, Peygamberinden) sual olunduğu zaman Allâhü Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in (s.a.v.) Allâh’ın resûlü olduğuna şehâdet eder… ”

“Kişi, arkadaşının dîni (ahlâkı) üzeredir. Her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine baksın.”

“En hayırlınız, ehline (çoluk çocuğuna) hayırlı olandır. Ben ehlineen hayırlınızım.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:”Ey tüccar topluluğu! Yalandan sakınınız.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”

“Musibete uğrayıp sabreden birini tâziye (teselli) edene onun gibi sevap vardır.”

“İhlâs, benim sırlarımdan bir sırdır, onu kullarımdan sevdiklerimin kalbine emânet ederim. Ona melek muttalî olamaz (bilemez) ki yazsın, Şeytan da muttalî olamaz ki ifsâd etsin.”

“Sahip olunacak şeylerin en fazîletlisi, zikreden bir dil, şükreden bir kalb, dîninde (ibadetlerini yapmakta ve haramlardan sakınmakta) kendisine yardımcı olan mü’min bir hanımdır.”

“İslâm garîb başladı. Yakında yine başladığı gibi garîb olur. Tûbâ (cennet) garîblerindir.”

“Muhakkak Allâhü Teâlâ, yeryüzündekilerin duâsından dolayı kabirdekilere dağlar kadar rahmet verir. Dirilerin ölülere hediyeleri onlar için istiğfar ve sadakadır.”

“Müslüman müslümanın kardeşidir; Ona hıyânet etmez, Ona yalan söylemez ve ona yardım etmeyip yüz üstü bırakmaz.”

“Rûhu’l-Kudüs Cebrâîl aleyhisselam geldi ve bana ‘Senden sonra ümmetinin en hayırlısı Ebû Bekir’dir.’ diye haber verdi.”

“Allâhü Teâlâ dünyâya şöyle emretti: ‘Ey dünyâ! Bana hizmet edene hizmetçi ol. Sana hizmet edene de sıkıntı ver.”

“Kıyâmet gününde insanların Allâhü Teâlâ’ya en sevgili olanı ve onun ikramına en yakın ve en yüksek mertebede bulunanı, adâletli idarecidir.”

“İnsanların en hayırlısı, Kur’ân-ı Kerîm’i en çok okuyan, en takvalı olan, iyiliği emredip kötülükten nehyeden ve en çok sıla-i rahim yapan kimsedir.”

“İlim öğreniniz. İlim için huzur, sükûn ve vakar da öğreniniz. Kendisinden ilim öğrendiğiniz kimseye karşı mütevâzî olunuz.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:”Peygamberler kabirlerinde diridirler, namaz kılarlar.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:”Sabır, cennet hazinelerinden bir hazinedir.”

“Her kim bildiği ile amel ederse, Allâhü Teâlâ ona bilmediği şeyleri bildirir, öğretir.”

“Fakirlik Ashâbım için saâdettir. Ahir zamanda ise mü’min için zenginlik saadettir.”(

“Nimete hamdetmek, o nimetin azalmaması ve yok olmaması için emniyettir.”

“Dinine ve dünyasına ait işlerde kendisine itimat olunması, bir kimseye saadet olarak yeter.”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Muhakkak sadaka, yetmiş kötülük kapısını kapatır.”

“Müslüman bir kimsenin din kardeşine ettiği duâ müstecâbdır (kabul olunur).”

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kadınlar için mescitlerin en hayırlısı, kendi evlerinin içerisidir.”

“Peygamber Efendimiz (s.a.v): ‘Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.’ buyururlardı.”

“Ümmetimden Sıla isminde biri gelir, onun şefâati ile birçok kimse cennete girer.”

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda dinini muhafaza için sabreden kimse, ateş korunu elinde tutan gibi olacak.”

“Muhakkak öfke insan kalbinde yanan bir kordur. Öfkelinin gözlerinin kızarmasını görmüyor musunuz? Öfkelenen kimse ayakta ise otursun, oturuyorsa yatsın.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) helâya girmek istediği zaman “Allâhümme innî e’ûzü bike mine’l-hubusi ve’l-habâis” diyerek duâ ederdi.”

“Kim Allâh’dan başka ilah olmadığına ve benim, (Muhammed Mustafâ’nın) Allâh’ın resûlü olduğuma şehâdet ederse cennete girer.”

“Bir kimse Allâhü Teâlâ ve meleklerden başkasının kendini görmeyeceği bir yerde iki rekât namaz kılsa kendisine cehennem ateşinden beratname yazılır.”

“Ümmetimin fesâda uğradığı (sünnet-i şerîfin terk edildiği) zaman sünnetime sarılıp onunla amel eden kimseye yüz şehit sevâbı vardır.”

“Bir kimse insanları dalâlete; sapıklığa çağırırsa kendisini takip edenlerin günahları, -onların günahından bir şey eksilmeden- onun defterine yazılır.”

“Muhammed’in nefsi kudretinde olan Allâh’a yemin ederim ki eğer bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan beni işitir de sonra benimle gönderilen (İslâm’a, Kur’ân-ı Kerîm)e iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.”

 

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.