Teyemmüm Abdestini Bozan Haller

Sponsorlu Bağlantı

Teyemmüm Abdestini Bozan Haller, Teyemmüm abdesti, teyemmüm, teyemmüm bozulması, teyemmüm yapılması, teyemmümü bozan şeyler

Teyemmüm Abdestini Bozan Haller

Teyemmüm abdestini bozan ve guslü gerektiren haller, teyemmümü bozar ve hükümsüz bırakır. Teyemmümü mubah kılan özrün ortadan kalkması da, özürden dolayı yapılmış olan teyemmümü bozar. Bu sebeple su bulunmadığından veya hastalıktan dolayı yapılmış olan bir teyemmüm, su bulunduğu veya hastalık yok olduğu anda bozulur, son bulur. Su ile abdest alınmadıkça veya gusül edilmeyince namaz kılınamaz. Cünüplükten dolayı yapılan teyemmüm, abdest yerine de ge-çer. Bu sebeple araya yeniden bir cünüplük veya abdestsizlik hali geçmedikçe, suyu kullanmaya güç ve imkan meydana gelinceye kadar bu teyemmümle birçok namazlar kılınabilir. Nitekim su ile yalnız gusül etmiş olan kimse de, bu temizliği devam ettikçe, abdeste muhtaç olmak-sızın dilediği namazları kılabilir. Bir özür için teyemmüm etmiş olan kimse diğer bir özre tutulsa, birinci özrün son bulması ile teyemmümü biter. Diğer özrü için tekrar teyemmüm etmesi lâzım gelir.

Meselâ su bulunmadığından dolayı teyemmüm etmiş olan kimse, henüz su bulmadan abdest almaya mâni olacak derecede hasta olup da bu esnada su bulacak olsa, evvelki teyemmümü bitmiş olur, bu hastalıktan dolayı tekrar teyemmüm etmesi lâzım gelir. Çünkü teyemmümün sebebi değişmiştir.229- Teyemmüm etmiş kimse, namaz içinde iken su bulunsa, namazı bozulmuş olur, abdest alıp yeniden namaz kılması lâzım gelir. Fakat namaz tamamen kılındıktan sonra suyun bulunması, bu namazın iadesini icap etmez.

Arapça ve Farsça’yı Türkçe kadar iyi bilen Ömer Nasuhi Bilmen bir ara Fransızca’ya da merak sarmış ve tercümeler yapacak kadar öğrenmiştir. Lisana olan sevgisini ve ihtiyacını da şöyle dile getiriyor:

 

“Sa’y ederek merdüm-i hikmet eser, Elsine-i halkı taallüm eder.

Hikmetli eser olan insan, çalışarak dünyanın dillerini öğrenir.

Bizlere bilhassa lisan-ı arap,Vermededir başka kemal-ü edep.

Özellikle arap lisanı, bizlere başka bir kemal ve edep vermektedir.

Ruh-ı edebilir o lisan-ı güzin, Çünki odur bedraka-i ilm-i din.

O beğenilmiş, seçilmiş Lisan Ruhu edebilir. Çünkü din yolunun kılavuzu odur.

Ya lugat-i fûrs ne pâkizedir, Kubbe-i irfana bir avizedir.

Ya Farsça ne saf, halistir. İrfan kubbesinde bir avizedir.

Nutkumuza başka teravet veri,Fikrimize haylice vüs’at verir.

Nutkumuza başka bir tazelik verir, fikrimize haylice genişlik verir.

Etmek için bizdeki asarı derk, Bu güzelim dilleri bilmek gerek.

Bizdeki eserleri anlamak için bu güzelim dilleri bilmek gerekir.

Elsine-i şarkdan eden ihtiraz, Şarkımızın kıymetini anlamaz.

Şark(doğu) dillerini öğrenmekten kaçınanlar, şarkımızın kıymetini anlayamazlar.

Bunları tahsile şitâb etmeli, Vahdet-i İslam’a taraf gitmeli.”

Bunları öğrenmeye acele etmeli, İslam birliği tarafına gitmeli

 

Sponsorlu Bağlantı

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir cevap yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.